KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/14883 E., 2025/16140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3008 E., 2024/3071 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/117 E., 2024/183 K.
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; son çalıştığı yerin ... isimli şahsın fabrikası olduğunu, 2012 yılı Nisan ayında işe başladığını, 2 ay sonra kaza geçirdiğini, sigortasının yatırılmadığını öğrendiğini beyanla bildirilemeyen sigortalı günlerinin tespitini talep etmiş, aşamalardaki beyanlarında talebini açıklayarak 2012 yılı Şubat ayından 2012 yılı Haziran ayındaki kaza tarihine kadar davalı iş yerinde haftalık izni dışında her gün çalıştığı şeklinde beyanda bulunmuştur.
II. CEVAP
1- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde işçi olarak çalışmadığını, 2012 yılı Haziran ayında yaklaşık bir hafta kadar yevmiye usulü ile çalıştığını, bu arada 09.06.2012 tarihinde yapmaması gereken bir işi yapmaya çalıştığı esnada kaza geçirdiğini ve bir daha çalışmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının tanık beyanları ve yazılı deliller ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil sayılı iş yerinde 17.04.2012 - 09.06.2012 tarihleri arasında haftada 2 gün olmak sureti ile ayda 8 gün çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı vekilinin ve fer'i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davacı asıl temyiz dilekçesinde; davalı tarafça çeşitli nedenlerle dava uzatılarak sürüncemede bırakıldığını, haklarının ve menfaatlerinin yok sayıldığını, dosyanın incelenerek talep etmiş olduğu tüm haklarının kendisine kazandırılması gerektiğini beyan etmektedir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine yönelik olduğundan re'sen incelemeye tabi olduğunu, çalışma olgusunun varlığının hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut, inandırıcı yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini, ilgili tespitlerin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yapıldığını, dosya kapsamında davacının çalışma olgusunun varlığının hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut, inandırıcı yazılı belgelerle tam olarak kanıtlanamadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 2012/Şubat - 2012/Haziran tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asıl ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14883, K. 2025/16140, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama