KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/15028 E., 2026/1885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1209 E., 2025/1734 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/342 E., 2024/452 K.
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işveren nezdinde 20.12.2016-10.02.2017 tarihleri arasında hizmet aktiyle aşçı olarak çalıştığını, ancak sigorta primlerinin yatırılmadığını ileri sürerek, davacının davalıya ait işyerinde 20.12.2016 – 10.02.2017 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sürelerdeki sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının davalının aşçıbaşı olan eşi ...’in daha önce çalıştığı otelde ekmekçi olarak çalıştığını, sonrasında da davalının eşinin referansıyla işlere girdiğini, davalı ve eşi davacının işsiz olduğu dönemde hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen restoranlarında kalacak yer verdiğini, kendisinin ve Rusya’daki ailesinin geçimini sağlayabilmesi amacıyla davacıya maddi destekte bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; eylemli çalışma olgusunun yöntemince ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, ceza davası ve ekindeki ifade tutanağı ile CD çözümlemeleri, kesinleşen ceza davası dosya içeriğinde mevcut ... ...'in beyanları, tanık beyanları, davalı tarafın davacıya yardım amaçlı para verdikleri yönündeki beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının davalıya ait işyerinde 20.12.2016-10.02.2017 tarihleri arasında 50 gün hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, beyanları hükme esas alınan tanıkların Yargıtayın aradığı nitelikleri haiz olmadığını, çelişkilerin mevcut olduğunu, çalışma olgusunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığını, davacı ile davalı arasında işçi işveren akdinin olmadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eylemli ve gerçek çalışma olgusunun tam olarak ortaya konulamadığını, Mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15028, K. 2026/1885, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama