KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/15293 E., 2025/13299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Ek karar tarihi
- 15.03.2021
- Sayısı
- 2024/438 E., 2025/379 K.
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, eşinin yurt dışı süresini borçlanabileceğinin ve 1800 günlük prim ödemesine göre eşi üzerinden hak sahibi olarak ölüm aylığı tahsis talebi bulunma hakkı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2021 tarih, 2020/147 E., 2021/192 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2024 tarih, 2021/599 E. 2024/53 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...3201 sayılı Kanun'un " Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi" başlıklı 5 inci maddesinin ilk bendi, " Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. " düzenlemesi gereği ise Mahkemenin, davacının 10.05.1975 tarihinden 09.07.2002 tarihine kadar sürede geçen 1800 günü borçlanabileceğine dair hükmü usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece davacının talebi açıklattırılarak, eldeki dava ile dava konusu edilen talebin, davacının 24.07.2019 tarihli borçlanma talebinin reddi işleminin iptali mi yoksa müstakilen davacının, eşinin yurt dışı sürelerinden 1800 günü, hak sahibi olarak, Türk vatandaşı olmaksızın, borçlanabileceğinin tespiti talebi mi olduğu ve ayrıca ölüm aylığı tahsis talebinin bulunup bulunmadığı hususları belirlenerek dava konusu talep ya da taleplerin netleştirilmesinden sonra, dava konusu talepler hakkında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı ...’in, muris eşi ...'in hak sahibi olması sıfatıyla 10.05.1981 tarihinden geriye doğru talep ile bağlı kalınarak 1800 günün, 3201 Sayılı Kanun'a göre Türk Vatandaşı olarak geçen süreden borçlanma hakkı olduğunun tespitine davacının 24.07.2019 tarihli borçlanma talebinin aksine davalı ... işleminin iptaline, davacının 24.07.2019 tarihli başvuruyu takip eden ayın başından itibaren ölüm aylığı (dul ve yetim maaşı) bağlanması talebinin tespitine karar verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. 2-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının eşinin yurt dışı süresini borçlanabileceğinin ve 1800 günlük prim ödemesine göre eşi üzerinden hak sahibi olarak ölüm aylığı tahsis talebi bulunma hakkı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Eldeki davada, ilk derece mahkemesince, bozma ilamına uyularak davacının eşinin yurt dışı süresini borçlanabileceğine dair karar verilmiş olması isabetli ise de, uyulan bozma ilamında da özellikle belirtilmiş olması ve Mahkemesince bu bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde 1800 günlük borçlanmanın; 10.05.1981 tarihinden geriye doğru yapılabileceğine dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup , bozma nedenidir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15293, K. 2025/13299, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama