İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/15316 K.2025/16801

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve…

Esas2025/15316Karar2025/16801Tarih4 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.326 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/15316 E., 2025/16801 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/332 E., 2025/402 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.326 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkile ...’ın davalı şirkete ait “...

Urla İzmir” adresinde faaliyette bulunan ... sicil numaralı işyerinde 01.04.1997 tarihinden işten ayrıldığı 30.06.2010 tarihine kadar belirsiz süreli hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 3 50...75 3 sigorta sicil numarası ile çiçek dikim bakım ve yetiştirme işinde aralıksız ve fasılasız olarak sürekli çalıştığını, Davalı işverenin, müvekkilenin iş bu kesintisiz çalışmalarından sadece 01.02.2001–30.06.2010 tarihleri arasındaki çalışmalarını Kuruma bildirdiğini, 01.04.1997–31.01.2001 tarihleri arası çalışmalarını ise Kuruma bildirmediğini,

müvekkilenin Kuruma bildirilmeyen 01.04.1997–31.01.2001 tarihleri arasında da hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle davalı işyerinde sigortalı olarak çalıştığına ve bu sürelerin Kuruma bildirilmediğine ve yine sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1997 olarak tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde; davaların hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğinden davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddini talep ettiklerini, davanın esasına ilişkin olarak da itirazlarının bulunduğunu, davacının müvekkil şirkette Kuruma bildirilmeyen çalışmasının bulunmadığını, davacının 01.04.1997–31.01.2001 tarihleri arasında müvekkil şirkette çalışmış olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, şirket kayıtlarında yapılan inceleme ile davacının 01.02.2001 tarihinde müvekkil şirkette çalışmaya başladığını ve 30.05.2001 tarihinde işten ayrıldığını,

tekrar 10.08.2001 tarihinde işe başladığı ve kendisi tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunulduğunu, bu çalışma süresinin 31.12.2001 tarihinde son bulduğu tekrar 08.03.2002 tarihinde işe girdiği yine bu girişini bizzat kendisinin Kuruma bildirdiği ve 30.10.2010 yılına kadar tüm çalışmalarının Kuruma bildirildiğinin görüleceğini, davacının İzmir 14. İş Mahkemesinin 2015/398 sayılı dosyasında 23.06.2016 tarihli duruşmada tanık olarak beyanda bulunurken de farklı ve çelişkili beyanlar verdiğini, kendisinin müvekkil şirkette devamlı çalışmadığını “bamya diktiği için” yaz aylarında çalışmadığını,

yevmiye ile çalıştığını beyan ederken kendi iddia ve beyanları ile çeliştiğini davanın reddine karar verilmesin, talep etmiştir.

Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, davalı işyerinin ... sicil numarasında işlem gördüğü 01.05.1987 tarihinde Kanun kapsamına alındığı halen faal bulunduğu, işyerine ait dönem bordrolarının mevcut olduğunu davacının adının yer almamasının çalışma iddiasının fiili ve gerçek olmadığını gösterdiğini,davanın reddine karar verilmesin, talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi 12.07.2018 tarih, 2016/269 Esas ve 2018/279 sayılı kararı ile "Davacının davasının kabulüne; Bilirkişi ...'ın 25.05.2018 tarihli rapor içeriği de dikkate alınarak davacının davalı işveren yanında 01.04.1997-31.01.2001 döneminde toplam 1380 gün hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretli olarak çalıştığı, 1380 gün eylemli çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine," karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 2018/1977 E. ve 2020/1220 K. sayılı kararında davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA İLAMI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/10569 E ve 2021/10569 K sayılı ilamı ile "Dosyanın incelenmesinde, davacının davalı şirket adına kayıtlı ... sicil no.lu “seracılık” işyerinde, 01.02.2001-30.05.2001, 10.08.2001-31.12.2001, 08.03.2002–30.06.2010 tarihleri arasında bildirimleri olduğu, bordro tanıklarının dinlendiği, Mahkemece, davacının davalı işveren yanında 01.04.1997-31.01.2001 döneminde çalıştığının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Eldeki davada, celp edilen İzmir 14. İş Mahkemesinin 2015/398 Esas–2016/539 Karar sayılı dosyasının yargılaması sırasında, 23.06.2016 tarihli celsede, davacının tanık sıfatıyla alınan ifadesinde, “1997-2011 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığını, ancak ilk yıllarda yaz aylarında bazen çalışmadığı” beyanı karşısında, ilk yıllarda hangi aylarda çalışmadığı hususu davacıya açıklattırılarak, bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, davacının yaz aylarında çalışmadığı aylar belirlenerek ayrıştırılmalı, bu dönem verilecek tespit hükmünde dışlanmalıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde fer'i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

VI. BOZMA İLAMI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Bozma ilamına uyularak verilen yukarıda tarih ve esası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararında:

"Tüm dosya kapsamı ile davacının davalı ve Kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Çiçekçilik Seracılık Tic. San. A.Ş. işyerine, 01.02.2001 tarihinde işe girişine dair sigortalı işe giriş bildirgesinin ve yine 01.02.20 01... .06.2010 dönemi aylık prim ve hizmet belgelerinin kesintisiz olarak Kuruma verilmiş olduğu, sigortalı işe giriş bildirgeleri ve aylık prim ve hizmet belgeleri Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde sayılan belgelerden olduğu,

SSİY sayılan belgelerden birinin dahi verilmiş olması halinde hak düşürücü süreden söz edilmesinin mümkün olmadığı hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı davacının davalı seracılık hizmetleri iş yerinde hizmet akdine istinaden asgari ücretle 01.04.19 97... .01.2001 tarihleri arasında toplam 1.380 prim ödeme gün sayısı çalıştığı, ancak 1.380 prim ödeme gün sayısı çalışmasının Kuruma bildirilmediği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Hüküm: Davacının davasının kabulüne, 2...8 T.C. kimlik numaralı davacı ...'ın ... sicil numaralı ... Çiçekçilik Seracılık Tic.San. A.Ş.. ünvanlı iş yerinde 01.04.19 97... .01.2001 tarihleri arasında asgari ücretle toplam 1.380 prim ödeme gün sayısı çalıştığı, 1.380 prim ödeme gün sayısı çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine," karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı şirket vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde müvekkil aleyhine açılmış olan İzmir 14. İş Mahkemesi 2015/398 E. sayılı dosyasında davacının tanık olarak dinlenildiği ve yaz aylarında çalışmadığını beyan ettiği, yine Urla Tarım Müdürlüğüne yazılan yazıda bamya tarımı için 01.03.2022-30.09.2022 arasında çalışma olduğunun belirtildiği, bu durumun gözardı edildiği, eksik araştırma ile karar verildiği, bordro tanıklarının çelişkili beyanda bulunduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde eksik araştırma ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 01.04.1997–31.01.2001 tarihleri arasında davacının davalı şirket nezdinde çalıştığının tespitine ilişkindir.

1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 506 sayılı Kanun 2 ve 7. maddeleri olup sigortalılık niteliği hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla çalışmaya başladıkları tarihten itibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.

2. 506 sayılı Kanun'un mülga 79. maddesi uyarınca Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Söz konusu düzenleme 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde de korunmuştur. Bu yönde, anılan maddelerde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.

3. Bir başka anlatımla sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi veya çalışmaların Kurum tarafından tespit edilmesi halinde. Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

4. Davacının talebi 01.04.1997–31.01.2001 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığı yönünde olup hizmet döküm cetvelinde davacının davalı şirket adına kayıtlı ... sicil nolu “Seracılık” işyerinde, 01.02.2001-30.05.2001, 10.08.2001-31.12.2001, 08.03.2002–30.06.2010 tarihleri arasında bildirimleri olduğu görülmektedir. Davacının talebine göre çalışmanın sona erdiği 30.06.2010 tarihinden itibaren hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık hak düşürücü süre değerlendirildiğinde dava tarihi olan 30.05.2016 itibari ile hak düşürücü sürenin sona erdiği anlaşılmaktadır.

Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15316, K. 2025/16801, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bölge Adliye Mahkmesi Kararı
  7. V.bozma İlamı
  8. VI. Bozma İlamı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararı
  9. V.temyiz
  10. A. Temyiz Sebepleri
  11. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  12. VI. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15316
Karar No
2025/16801
Tarih
4 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/15321 K.2025/17929
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/15326 K.2025/17935
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/15331 K.2025/17939
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/15332 K.2025/17564
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/15336 K.2025/17936
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/15347 K.2025/17576

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.