KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/1537 E., 2025/8248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/649 E., 2024/2073 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 36. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/865 E., 2023/160 K.
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı ...'nin işçisi olarak çalışmakta iken 31.07.2016 tarihinde geçirmiş bulunduğu iş kazası sonucu %15.2 oranında malul kaldığını, İstanbul 25. İş Mahkemesinin 2017/408 Esas sayılı dosyasına mübrez Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 08.06.2022 tarihli kararı ile de bu durumun sabit olduğunu, mevcut rapora göre Kurum kayıtlarının düzeltilmesi gerektiğini beyanla, davacının sürekli iş göremezlik oranının %15.2 olarak tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin merkezi İstanbul'da olup, davaya konu iş kazasının ...'de bulunan fabrikada gerçekleştiğini, davacının, dalgınlıkla elini hareket halinde bulunan elevatöre sokması ve elinin sıkışması sebebiyle kazanın meydana geldiğini, davacı iş kazası sonucu malul kaldığını iddia etmiş ise de, müvekkili şirket tarafından götürülen hastanelerde yapılan ameliyatının çok başarılı yapıldığını, davacının iş kazasından kaynaklı maddi-manevi tazminat talepli davası İstanbul 25. İş Mahkemesinin 2017/408 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olduğunu ve alınan raporlara göre meslekte kazanma gücü kaybının en son %15,2 olduğunu, bu oranın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun tespit ve kabul ettiği sürekli iş göremezlik oranında herhangi bir hata söz konusu olmadığını, davacının dayanaktan yoksun soyut itirazlarının yerinde olmadığını, davanın 6 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, müvekkili Kurum işleminin yasal mevzuatlara uygun olduğunu ve herhangi bir hukuki hatanın mevcut olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 31.07.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle davacı ...'in %15.2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun ve davalı şirketin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan doğrudan kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada Adli Tıp Genel Kurulundan da rapor alınması gerektiğini beyan etmektedir.
2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, maddi tazminat davasında Kurumun taraf olmadığını, tazminat dosyasında alınan Adli Tıp raporlarının bağlayıcı olmadığını, Kurum işleminin yasal mevzuata uygun olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirmeler ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 18.01.2021 tarih ve 400 sayılı rapordaki belirlemeler arasında çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunca düzenlenen rapor ile giderildiği anlaşılmakla ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1537, K. 2025/8248, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama