KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/15527 E., 2025/15789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/911 E., 2025/1448 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/120 E., 2023/209 K.
Karar Metni
966 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.03.1969 doğumlu olduğunu, askerlik hizmetini 1990 yılının Ağustos ayı sonunda tamamladığını, askerden geldikten sonra 15.09.1990 tarihinde ... sicil numaralı ... unvanlı iş yerine girerek mecburi sigortalı olarak çalışmaya başladığını, davacının bu tarihten itibaren başlayan çalışmalarından dolayı SSK tarafından kendisine ... sigorta sicil numarası verildiğini, davacının 12.09.2019 tarihinde ...
Sosyal Güvenlik Merkezine müracaat ederek sigortalı hizmetlerinin dökümünü talep ettiğini, Kurumun yazı cevabında davacının her ne kadar iş yeri bordro suretini eklemiş ise de işe başlama tarihinde kendisinin asker olduğunu, aynı bordroda ... sicil numaralı bir tane daha ... isimli sigortalının da isminin bulunduğunu bildirdiğini, bu kişinin davacının amcası olduğunu, davacının da askerliğini 1990 Ağustos ayı sonunda tamamladığını, davacının bu karışıklığın düzeltilmesi hemde emekli maaşı bağlanması için yeniden Kuruma başvuru yaptığını,
davacının bu başvurusunun da Kurum tarafından kabul edilmediğini ve emekli maaşının bağlanmadığını belirterek, müvekkilinin ...'a ait ... sicil numaralı iş yerinde 15.09.1990 tarihinde bir gün asgari ücret ile çalışmış olduğunun tespiti ile davacıya 03.03.2020 tarihli emekli dilekçesine istinaden 01.04.2020 tarihinden itibaren emekli maaşı bağlanması gerektiğinin tespitine ve birikmiş emekli aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faizleri ile birlikte kendisine ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yasalara uygun olduğunu, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 04.08.2023 tarih ve 2020/120 E., 2023/209 K. sayılı kararı ile somut olayda davacının, davalı iş yerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal ettirilmesi, ayrıca dinlenen tanıkların davacının çalışmasının fiili olduğu yönünde beyanda bulunması, tanıkların tamamının çalışma olgusunu doğrular beyanları, davacının çalışmalarının bu işe giriş sırasında verilen sigorta sicil numarası ile devam etmesi ve yine sigorta sicil numarasının verildiği yılın serilerinden olduğunun anlaşılması,
işe giriş bildirgesinde bulunan davacının imzasının kendi el ürünü olması karşısında davanın kabulüne, davacı ...'in ... iş yeri sicil numaralı ... unvanlı iş yerinde asgari ücretle 1 gün süre ile 15.09.1990 tarihinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.08.2023 tarihli kararının, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarih ve 2023/1253 E., 2024/1257 K. sayılı kararı ile her ne kadar Mahkemece davacının 1 günlük sigortalılık tespiti talebi ile ilgili olarak toplanan delil durumuna göre verilen kabul kararı yerinde görülmüşse de davacının dava dilekçesi içeriğinde yaşlılık aylığı talebi olmasına rağmen, Mahkemece yaşlılık aylığı talebi ile ilgili olumlu olumsuz hüküm kurulmadığı,
bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılmış, davacı vekilinin bu hususta, 3. celse verdiği beyanın, vazgeçme beyanı olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, eldeki dosyada, 01.03.1969 doğumlu davacının yaşlılık aylığı talebinin 506 sayılı Kanun Geçici 81. madde B/ k bendi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre, davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.09.1990 olduğunun kabulü halinde, yaşlılık aylığı tahsis tarihi olan 03.03.2020 tarihi itibariyle, sigortalılık süresinin 25 yıl şartını doldursa da.
5675 gün prim gün ve 54 yaş şartının yerine getirmediği anlaşılmakla, davacının yaşlılık aylığı talebinin reddine; böylece açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerektiği, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b2. maddesi gereğince Mahkeme hükmünün kaldırılarak anılan gerekçelerle.
HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yukarıda Esas ve Karar sayılı Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı ...'in ... iş yeri sicil numaralı ... unvanlı iş yerinde asgari ücretle 1 gün süre ile 15.09.1990 tarihinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davacının yaşlılık aylığı talebinin, yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "..Eldeki davada; 01.03.1969 doğumlu davacının sigortalılık başlangıcının 15.09.1990 olduğu, yargılama devam ederken 7438 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 95. maddesinin yürürlüğe girdiği, Mahkemece davacı talebinin bu yasal düzenleme kapsamına girip girmediği hususunun incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki dosyada, yargılama devam ederken 7438 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 95. maddesinin yürürlüğe girdiği, buna göre 01.03.1969 doğumlu davacının yaşlılık aylığı talebinin 506 sayılı Kanun Geçici 81. Madde B/ ı bendi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Buna göre, davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.09.1990 olduğunun kabulü halinde, yaşlılık aylığı tahsis tarihi olan 03.03.2020 tarihi itibariyle, sigortalılık süresinin 25 yıl şartını doldurduğu, 5525 gün şartının yerine getirdiği, davacının hizmet cetveline göre tahsis talep tarihi itibariyle 5567 prim gün sayısını doldurduğu anlaşılmakla, davacının yaşlılık aylığı talebinin de kabulüne, bu hali ile açılan davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının dava dışı ...'ya ait ... iş yeri sicil no.lu iş yerinde 15.09.1990 tarihinde 1 gün asgari ücretle çalıştığının tespiti ile davacıya 03.03.2020 tarihli dilekçesine istinaden 01.04.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15527, K. 2025/15789, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama