KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/15939 E., 2025/17956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/84 E., 2025/248 K.
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 11.11.1969 doğumlu olup 1986 yılında çalışmaya başladığını, emeklilik için başvurduğunda yaş tashihinin işe giriş tarihinden sonra olduğu gerekçesi ile yaş tashihi öncesindeki 11.11.1972 tarihinin esas alındığı ve 50 yaş şartını yerine getirmediği gerekçesi ile taleplerinin reddedildiğini, davacının 1986 yılında işe girdiğini, 12.06.1986 tarihinde Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden 1986/441 Esas sayı ile 07.04.1987 tarihinde sonuçlanan nüfus idaresi kayıtlarına sehven hatalı işlenmiş doğum tarihi kayıtlarının düzeltilmesi için tashih davası açtığını,
Mahkemece talebin haklı görülerek doğum tarihinin 11.11.1969 tarihi olarak düzeltildiğini, bu davanın yaş tashihi değil, nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğunu, sunulan ilkokul diplomasına göre davacının gerçek yaşında ilkokula gönderildiğini, 11.05.1979 tarihinde mezun olduğunu belirterek davalı Kurumun 10.07.2020 tarihli 201227946 / ... no.lu ret kararının iptali ile davacının ilk başvuru tarihi olan 13.11.2019 tarihinde emekliliğine karar verilerek yaşlılık aylığı bağlanması, hak tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız olduğunu, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, yasal sürede emeklilik başvurusunun bulunmadığını ve işten ayrılışın tespit edilemediğini, bu nedenle işlemde usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2024 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ...davacının yargılama safhasında 11.11.2022 tarihinde yaş şartını tamamladığı gözetilerek takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı belirgin olmakla, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve yargılama giderlerinin de buna göre paylaştırılması gereğinin gözetilmemesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesininilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, önceki beyanlarını tekrarla verilen usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15939, K. 2025/17956, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama