KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/17121 E., 2026/342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1111 E., 2025/1628 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 37. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/167 E., 2024/23 K.
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; aksine işlemin iptali ile davalı Kurum tarafından iptal edilen ancak 3201 sayılı Kanun kapsamında ödenen borçlanmaya esas 25.11.1988 - 01.07.1993, 13.08.1993 - 25.07.1995 tarihleri arasındaki 2360 günlük tahakkukun geçerli olduğunun tespitini, 29.04.2022 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebini takiben yaşlılık aylığı tahsisi, aylıkların yasal faizleriyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma ödemesine esas iptal edilen tahakkuk süresinin geçerli olduğunun tespiti, talep tarihini takiben yaşlılık aylığı tahsisi, aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17121, K. 2026/342, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama