KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/17488 E., 2025/17552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/991 E., 2025/1017 K.
- İlk derece mahkemesi
- Yozgat İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/248 E., 2025/103 K.
Karar Metni
1.199 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.04.1981 olarak tespit edilmesi ve davacının sigortalılık işlemlerinde bu tarihin esas alınmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde,davacının öncelikle müvekkil kuruma başvurması gerektiğini, başvuru yapılmamış ise davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, nitekim son Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davacının eylemli olarak çalıştığını da ispat etmesi gerektiğinden bahisle hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, davanın usulden reddine esasa girilecek ise davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.04.1981 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, Kurum kayıtlarının esas olduğunu aksinin aynı nitelikteki delillerle ispatlanması gerektiğini, yetersiz delil ve tanık beyanına göre karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin 2. fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'u dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.
3.11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine üçüncü fıkra olarak “31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur.
Diğer Kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü eklenmiştir.
4.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK’nın 115/2. maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir.
Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usul-den reddedilmelidir.
5. Eldeki dava 21.12.2017 tarihinde, 6552 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra açılmıştır. Davacı,15.04.1981 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece davanın esasına girilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
6.Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine 3. fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından 5521 sayılı Kanun'un 7/3 maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı,
davacının sadece iki sigorta sicil no.su ile ilgili iptal ipka işlemi yapılması için bila tarihli başvurusunun olduğu davalı Kurum tarafından bu başvuruya 03.05.2016 tarihinde cevap verildiği anlaşılmakla.
Mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca, 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli,
Kurum'a müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ..., ...'nun oyları ve oy çokluğuyla, 17.12.2025 tarihinde karar verildi
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık kurum aleyhine açılan “Sigorta Başlangıç Tarihinin Tespiti” isteminde, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. Maddesinde düzenlenen kuruma başvuru şartının aranıp aranmayacağı, tamamlanabilir dava şartının verilen süre içinde yerine getirilmemesi nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır.
2. İlk Derece Mahkemesinin Kurum ve işveren aleyhine açılan davada bir günlük hizmet tespitine dair kabul kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
3. Verilen kararın temyiz edilmesi üzerine ise çoğunluk görüşü ile “dava tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı kanunun 7/3, dava sırasında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. Maddesi uyarınca davacının öncelikle uyuşmazlık hakkında kuruma başvuru şartını yerine getirmesi gerektiği, tamamlanabilir dava şartı olduğundan süre verilerek, kuruma başvuru şartını yerine getirilmemesi halinde dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunu'nun 64. maddesi ile değişik 5521 sayılı Kanunu'nun 7/3 ve daha sonra 25.10.2017 tarihinde 5521 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde açıkça “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur” hükmüne yer verilmiştir.
5. Belirtmek gerekir ki zorunlu sigortalılık süresinin tespiti sadece hizmet tespitini içermez. Aynı zamanda sigorta başlangıç tarihinin tespitini de içerir. Bu yönü ile de kuruma başvuru şartını içermemektedir. Kaldı ki işe giriş bildirgesi düzenlenen ve kuruma verilen bildirgeden dolayı kurum işlem yapmamakta ve ayrıca davanın reddini talep etmektedir.
6. Somut uyuşmazlıkta davacı sigortalılık başlangıç tarihinin tespitini talep etmiştir. Zorunlu sigortalılık tespiti niteliğindeki bu istem nedeni ile Kuruma başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Mahkemelerin esasa girmesi isabetlidir. Temyiz incelemesinin esastan yapılması gerekirken, çoğunluk görüşü ile usulden bozulması isabetsiz olmuştur.
7. Yukarda açıklanan açıklamalar nedeni ile kararın esas yönünden incelenmesi gerekirken, usul yönünde bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılınmamıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17488, K. 2025/17552, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama