KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/19121 E., 2025/18026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2236 E., 2025/1559 K.
- İlk derece mahkemesi
- Silivri 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/56 E., 2023/251 K.
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde, sigorta girişinin 15.11.1990 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinin HMK m. 119 uyarınca eksiklikler içerdiğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, dava dilekçesinde davacının amacının anlaşılamadığını, yetkisizlik itirazında bulunduklarını, davasını ikame etmede geciktiğini, müvekkilinin davalı olarak gösterilmesi mümkün bulunmadığından müvekkili Kurum aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, ... sicil numaralı davalı ... San. ve Tic. A.Ş. adlı iş yerinde 15.11.1990 tarihinde sigortalı olarak 1 gün çalıştığının tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin (18 yaşını ikmal ettiği tarih olan) 01.09.1997 olduğunun tespitine, 18 yaşını ikmal ettiği bu tarihten önceki çalışma süresinin mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G hükmü gereğince sadece prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili fiili çalışmanın ispatlanamadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 60. maddenin (G) bendi, 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Yasalar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davalı ...
San.Tic.A.Ş. ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 15.11.1990 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, konfeksiyon mahiyetli işyerinin 01.03.1988-31.10.2003 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, 01.09.1979 doğumlu davacının 11 yaşında olduğu, işyerinden dava konusu 1990/3. döneminden bordro verilmediği aynı yıldan 2. dönemden bordro verilmiş olduğu, 1991 yılından ise 2. ve 3. dönem bordrolarının verilmiş olduğunun anlaşıldığı, geniş çaplı yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediği,
davacı asilin duruşmada kendisi ile birlikte .... ile ...'ın çalışmasını bilebileceklerini beyan ettiği, anılan kişilerin dinlenmediği öte yandan davacı ile birlikte çalıştığını beyan eden ancak gelen 1990/2. ve 1991 yılı bordrolarında adları bulunmayan ve hizmet cetvelleri de dosya kapsamına alınmamış olan davacı tanıkları olarak dinlenen ... ve ...'ün beyanları ile dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, davacı asilin çalışmasını bilebileceğini belirttiği ... ile ...'ın sigortalılık ve çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, ... ve ...'ün hizmet cetvelleri ile davalı işyerinden verilen işe giriş bildirgeleri celbedilerek beyanları denetlenmeli, ayrıca taraflardan davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler sorulmak suretiyle bu tanıkların da sigortalılık ve vergi kayıtları getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19121, K. 2025/18026, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama