KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/1941 E., 2025/8537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1346 E., 2024/2716 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 41. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/140 E., 2023/144 K.
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Mobilya Turizm İnş. Teks. San. Tic. Ltd. Şirketi bünyesinde çalışmakta iken ... Mobilya Şirketine ait ... Cad.
No:... ... adresinde bulunan iş yerinde, 08.02.2014 tarihinde Ağaç İskelet Atölyesinde ray diye tabir edilen ağaç kesme makinesi ile sandalyelerin ayak kayıtlarını kestiği esnada ustanın hatalı talimatı sonucu elini raya kaptırması ile sol elinin orta parmağını kaybetmesi üzerine iş kazasına maruz kaldığını, iş kazası neticesinde meslekte kazanma gücü kayıp oranı ve efor kaybı nedeniyle tazminat davası açılmış olduğunu, bahsi geçen davanın, Ankara 15 İş Mahkemesinde 2015/670 Esas numarası ile görüldüğünü, 08.02.2014 tarihinde iş kazası geçiren davacının kaza tarihinden bu yana yapılan tetkikler,
değerlendirmeler sonucu ortaya çıkan sürekli iş göremezlik raporlarının birbirleriyle çelişkili olduğunu belirterek davacının sürekli iş göremezlik oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı yanca ikame edilen bu davanın ...nın 114. madde birinci fıkrası h bendi gereği hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacı yanın da dilekçesinde değindiği üzere bahse konu iş kazası için, davacı tarafından maddi manevi tazminat talepli Ankara 15. İş Mahkemesinin 2015/670 E. sayılı dosyasından dava açtığını, yine rücu tazminat talebine yönelik olarak Ankara 16. İş Mahkemesinin 2019/195 E. sayılı dosyası ile açılan davanın bulunduğunu, tazminat davasında sürekli iş göremezlik oranına ilişkin olarak sırası ile Sosyal Güvenlik Merkezi,
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunca rapor hazırlandığını, üst merci mahiyetinde bulunan Adli Tıp Kurumunun tespitinin bağlayıcı olduğunu, aynı uyuşmazlığa ilişkin yeniden maluliyet tespiti davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını beyanla davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddini istemiştir.
2- Davalı Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum tarafından belirlenen oran %13,1 iken Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen oranın %12,3 olduğu, bu durumun işçinin aleyhine olduğu, işçinin aleyhine olan bir davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, hukuki yarar HMK uyarınca dava şartı olup; dava şartı yokluğunda davanın usulden reddi gerektiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı Kurum Yüksek Sağlık Kurulu tarafından tanzim edilen raporlar ile tazminat dosyasında alınan ATK sürekli iş göremezlik raporunda belirlenen oranlar arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişkilerin giderilmesi talebiyle dava açıldığını, açılan davanın tespit davası olduğunu ve davacının hukuki yararının bulunduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranına itiraz ile yeniden tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1941, K. 2025/8537, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama