KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/19671 E., 2025/18008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1587 E., 2025/4024 K.
- İlk derece mahkemesi
- Karaman 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/315 E., 2025/64 K.
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... bünyesinde 01.03.1991 -01.11.1991 tarihleri arasında davalı köy muhtarlığı bünyesinde bekçi olarak çalıştığını, dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan Masraf başlıklı 1991 yılında davalı köy muhtarlığınca tutulan defter içerisinde bulunan maaş bordrosundan da anlaşıldığı üzere davacıya 17.12.1991 tarihinde 3.200,00 Lira tutarında ödeme yapıldığını, bu belgelerden de anlaşıldığı üzere davacının 01.03.1991 tarihinde davalı köy muhtarlığında bekçi olarak ve asgari ücretli bir fiil ve kesintisiz çalışmaya başladığını, hafta sonları da çalıştığını,
davalı tarafın davacı işe başladığında işe giriş bildiriminde bulunmadığını, davacının çalıştığı süre boyunca bir fiil ve kesintisiz olarak çalışmasına rağmen davalı tarafın hizmet dökümünde görüldüğü üzere işe giriş bildiriminde bulunmadığını belirterek davanın Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarı ile davacının 01.03.1991 tarihinde davalı ... Muhtarlığında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... tarafından davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 5221 sayılı İş Mahkemesi Kanunun 7. maddesine eklenen 4. Fıkrası gereğince ...'nın feri müdahil sıfatı ile bulunduğunu, davacının ilk kez 01.03.1991 tarihinde sigortalı olarak işe başladığını iddia ettiğini, oysaki davacının çalıştığına dair her hangi bir kayıt bulunmadığını, davacı tarafından çalıştığı iddia edilen hizmetlere ilişkin ücret bordrosu, prim bildirge ve bordroları gibi belgelerin bugüne kadar Kuruma intikal ettirilmediğini, bu durum nedeniyle iddia edilen çalışmaların varlığından söz edilemediğinden davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve istinaf Mahkemesi kararında yapılan tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu döneme ilişkin, davacının hizmetlerini bildirir işe giriş bildirgesi yada dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerden herhangi birinin davalı Kuruma verilmediği, davacı çalışmalarının Kurum tarafından tespit de edilemediği ve işyerinin kamu kuruluşu niteliğinde olduğu,
davaya konu çalışmaların geçtiği iddia edilen Narlıdere Tüzel Kişiliği tarafından davacıya yapılan ödemelerden herhangi bir prim kesintisi yapılıp yapılmadığının tespiti için ilgili muhtarlığa ve kuruma müzekkere yazıldığı, muhtarlıktan gelen yazı cevabında muhtarlık kayıtlarında her hangi bir prim kesintisine ve ödemeye rastlanılmadığının bildirildiği, gider defterinden bir kaydın gönderildiği,
SGK İl Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta davacının ilgili muhtarlıkta çalıştığına dair her hangi bir bulguya veya muhtarlık tarafından kuruma bildirilen dönem bordrolarında adına yapılan her hangi bir prim ödemesine rastlanılamadığının bildirildiği, sonuç olarak dava konusu talebin somut delillerle ispat edilemediği, talep yönünden hak düşürücü sürenin de geçtiği tespit edilmiş ve davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesiyle, davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz dilekçesinde, mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçmesinin mümkün olmadığını belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19671, K. 2025/18008, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama