KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/2257 E., 2025/10179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2676 E., 2024/2696 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/191 E., 2023/178 K.
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 10.02.2013 tarihinde gerekli koşulları yerine getirerek 2105731191 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını ve emekli olduğunu, davacının 23.03.2012 ile 10.02.2013 tarihleri arasındaki çalışmasının iptal edildiğini, Kurumun 28.12.2016 tarihli yazı ile sahte hizmet kazandırılmasına ilişkin davacıya 01.03.2013-20.01.2017 tarihleri arasında 55.461,43 TL'lik borç çıkartıldığını, bu nedenle davacının iptal edilen 23.03.2012-10.02.2013 tarihleri arasında dava dışı işverenin yanında çalıştığının tespitine ve Kurum tarafından davacıya çıkartılan 55.461,33 TL borç işleminin iptaline karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; a.Davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmemesinin gerekçesinin hatalı olduğunu, b.Davalı ...’in Kanuna aykırı işlemler yapıyor olsa bile bunu davacının bilmesinin mümkün olmadığını, c.Davacı beyanları ile tanıkların beyanları arasında çelişki bulunmadığını beyanla usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2257, K. 2025/10179, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama