İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/243 K.2025/12195

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından…

Esas2025/243Karar2025/12195Tarih22 Eylül 2025Okuma6 dk · 1.258 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/243 E., 2025/12195 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Eylül 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/999 E., 2023/763 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/592 E., 2023/64 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.258 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.03.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek 10.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 501.275,88 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacıdan işe motoru ile gidip gelmemesi, mesai saatleri içinde de işi için motoru kullanmaması istenildiği halde davacıya tevdi edilen bir işi yapmak için işyeri dışına çıktığında kendisine verilen uyarıları dinlemeyerek denetim işine toplu taşıma aracı yerine kendi özel motosikleti ile gittiğini ve söz konusu kazanın yaşandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının geçirmiş olduğu trafik kazasının, iş kazası olarak nitelendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığı gibi illiyet bağı ve kaçınılmazlık durumunun söz konusu olduğunu, davacının maluliyetinin kesin olmadığını, kazada kusurun davacı ile dava dışı müteveffada olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, 16.06.2022 tarihli kusur raporunun çelişkinin giderilmesi hususunda yeterli görülmekle dosyanın son kusur raporu doğrultusunda hesaplama yapılmak üzere dosyanın farklı bir aktüerya bilirkişisine tevdi edildiği,

aktüerya bilirkişi raporunda kusur raporuna ve maluliyet durumuna göre ve ayrıca en son asgari ücretlerdeki artışları da dikkate alarak seçenekli hesaplama yaptığı, Hukuk Genel Kurulu'nun 12.11.2019 tarihli 2016/1528 Esas ve 2019/1169 Karar sayılı içtihadı da göz önünde bulundurularak asgari ücretlerin kamu düzenine ilişkin olması dikkate alınarak B şıkkında 2.859,400,46 TL olarak yapılan maddi tazminat hesabının dikkate alındığı ancak davacı tarafın bozma öncesindeki ıslahı dikkate alınarak taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, "Davacının davasının maddi tazminat yönüyle taleple bağlı kalınarak kabulü ile.

501.275,88 TL net maddi tazminatın kaza tarihi olan 31.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Manevi tazminat yönüyle davanın kısmen kabulü ile 80.000,00 TL net manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ...

Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili şirket bünyesinde çalışan davacının geçirdiği trafik kazasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının özel motosikleti ile yapmış olduğu kazadan dolayı müvekkili şirketi sorumlu tutmanın kabul edilemez olduğunu, illiyet bağının kesildiği, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği, davacının aynı kaza sebebiyle dava dışı üçüncü kişinin mirasçılarına ve sigorta şirketine açtığı İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/ 462 E. sayılı dava dosyası sonucunun araştırılması ve sonucunun beklenilmesi talebinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu,

hükmedilen tazminatların fahiş olduğu, davacının ücretine, pasif ve aktif dönem hesaplarına itirazlarını ve dosya kapsamındaki tüm itirazlarını tekrar ettiğini belirterek temyize başvurmuştur.

Davalı ... Danışmanlık A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği, İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/ 462 E. sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Dosya kapsamından, hükme esas alınan kusur raporunda davalı asıl işveren ... Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. ile davalı alt işveren ...

Tic.A.Ş.’nin her biri %20’şer olmak üzere müştereken toplam %40 oranında kusurlu oldukları, davacı ...’ın %30 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ... ...’in %30 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, 05.10.2018 tarihli kök raporda davacının maddi zararının 501.275,88 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun davacıya 17.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin hesap raporuna itiraz etmediği ve 13.8.2020 tarihli dilekçesi ile talebini hesap raporu ile belirlenen tutara arttırdığı,

ilk derece mahkemesinin 17.11.2020 tarihli 2016/112 E.2020/585 K. sayılı kararı ile maddi tazminat istemi yönünden davacı talebi gibi 501.275,88 TL tazminata hükmedildiği, kararın davacı tarafça istinaf edilmediği, davalıların istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararı kaldırarak İlk Derece Mahkemesine göndermesi sonrasında yargılamaya devam edilerek alınan 05.01.2023 tarihli bilirkişi raporu ile kusur oranı dahil, kök rapordaki diğer veriler değiştirilmeksizin ancak işlemiş dönem sonu ileri çekilmek suretiyle davacının maddi zararının 2.859.400,46 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.

Usuli kazanılmış hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.

Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Kazanılmış haklar, “hukuk devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar, Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.

Yargıtay İçtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay İçtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin, mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.

Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş, uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.). Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir (09.05.1960 T., 21/9.

04.02.19 59... /5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).

Somut olayda, hükme esas alınan 23.5.2022 tarihli kusur raporunun çelişkileri giderir mahiyette olduğu değerlendirildiğinden davalıların kusura ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır. Ancak, davacı tarafça maddi zararın 501.275,88 TL olarak belirlendiği 05.10.2018 tarihli hesap raporuna itiraz edilmediği ve ilk derece mahkemesinin 17.11.2020 tarihli 2016/112 E.2020/585 K. sayılı ilk kararının davacı tarafından istinaf edilmediği dikkate alınmadan, davalılar lehine bu nedenle oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin daha fazla zarar hesabı yapan son hesap raporuna itibar ederek taleple bağlı kalınmak suretiyle davacının maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; davacının maddi tazminat istemi yönünden fazlaya ilişkin bir hakkı bulunmadığını, davacı tarafın 5.10.2018 tarihli hesap raporuna itiraz etmemesi ve İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli kararını istinaf etmemesi nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle maddi zararının 501.275,88 TL olarak hüküm altına alınması gerektiğini göz önünde bulundurmak ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/243, K. 2025/12195, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/243
Karar No
2025/12195
Tarih
22 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/243 K.2025/4227
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/244 K.2025/4177
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/244 K.2025/11570
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/244 K.2025/3842
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/244 K.2025/536
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/244 K.2025/7500

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.