KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/249 E., 2025/13828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/304 E., 2024/2206 K.
- İlk derece mahkemesi
- Amasya İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/128 E., 2022/711 K.
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Kurum sigortalısı davalı ...'a, 01.12.2012 tarihinden geçerli olmak üzere 2/60... tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlandığını, davalının sigorta bildirimlerinin yapıldığı ve .... (...Tekstil Sanayi Ticaret) unvanlı iş yerinden yapılan sigortalı bildirimlerinin fiili olup olmadığı hususunda Kurumlarına denetim yapıldığını, yapılan denetimde böyle bir işyerinin olmadığının tespit edildiğini, söz konusu işyerlerinden yapılan tüm sigortalı bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiğinin değerlendirildiğini, rapora istinaden davalının hizmetlerinin iptal edildiğini ve aylığı başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini,
davalıya 18.01.2013 - 18.07.2018 tarihleri arası dönemde toplam 76.821,96 TL yersiz maaş ödemesi yapıldığının tespit edildiğini, Kurum zararının giderilmesi için davalıya 03.10.20 18...
011 sayılı ödeme mektubu gönderildiğini, 11.10.2018 tarihinde kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının fiilen çalışmadığı halde, Kurumun yersiz olarak ödeme yapmasına sebebiyet verdiğini beyanla Kurum zararı olan toplam 76.821,96 TL nin her bir ödeme tarihinden itibaren ay be ay işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı Kurum tarafından davalıya ödenen maaşın talep edilen miktarın altında olduğunu, davalının inşaat işçisi olduğunu, bahse konu işyerinde çalıştığı iddia olunan işçilerce tanınmasının mümkün olmadığını, zira davalının tekstil işçisi olmadığını, tadilat işleri için bir süre çalıştığını, denetim raporunu kabul etmediklerini, davalının inşaat işçisi olarak fiilen çalıştığını, eksik prim günlerinin davacı Kurumun hatasından kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile Kurum zararı olan toplam 76.821,96 TL'nin her bir ödeme tarihinden itibaren ay be ay işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında dinlenen tanıkların davacı ila aynı dönem çalışmaları olmaması sebebi ile davacının çalışmasını bilmelerinin mümkün olmadığını, davacının sigortalılığı iptal edilen dönemde de inşaat işçisi olarak çalışıp tadilat işi yaptığını, çalışmak için şehir dışına gittiği için ikametgahını taşımadığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sahte sigortalılık sebebi ile yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/249, K. 2025/13828, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama