KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/332 E., 2025/7755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1040 E., 2024/2410 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 50. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/243 E., 2023/31 K.
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya meslek hastalığı nedeni ile % 58 oran üzerinden 02.03.2004 tarihinden itibaren gelir bağlandığını, ancak daha sonra sürekli iş göremezlik oranının değiştiğini, ../..
Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2008/267 sayılı dosyasında açılan ve kesinleşen tazminat dava dosyası kapsamında Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından sürekli iş göremezlik oranının 02.03.2004 tarihinden itibaren % 32,2 olduğuna karar verildiğini, kesinleşen manevi tazminat dosyasında işverenin taraf olmakla SGK tarafından belirlenen % 32,2 oranının işveren yönünden kesinleşmiş bulunduğunu belirterek;
aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile davacının meslek hastalığı nedeni ile 02.03.2004 tarihinden itibaren % 32.2 oranında sürekli iş göremez olduğunun ve 506 sayılı Kanun'un 96. maddesi uyarınca alt sınır üzerinden asgari gelir bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama aşamasında davacı vefat etmiş, mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalıya her ne kadar mülga 506 sayılı Kanun'a göre gelir bağlanmış olsa da 20.03.2011 tarihindeki kontrol muayenesi sonucu sürekli iş göremezlik derecesinin değişmesinden dolayı 5510 sayılı Kanun'un 19. maddesine göre gelir bağlandığını, söz konusu maddede "Alt sınır uygulaması sadece bakıma muhtaç durumda olan sigortalılar için yapılır" denildiğinden alt sınır uygulanmaksızın gelir bağlandığını, 5510 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince sigortalının almakta olduğu gelirin ödenmesinde alt sınır uygulaması yapılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacılar murisinin meslek hastalığı nedeniyle 02.03.2004 tarihinden itibaren %32,2 oranında sürekli iş göremez olduğunun ve 506 sayılı Kanun'un 96. maddesi gereğince alt sınır üzerinden asgari gelir bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"Somut olayda, davacıya 17.01.2003 tarihinde %58 iş göremezlik derecesi üzerinden 02.03.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, daha sonra sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin %59'a çıktığı, davacının açtığı tazminat davasında davacının sürekli iş göremezlik oranına itiraz edilmesi üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 19.10.2012 tarihli kararında davacının sürekli iş göremezlik oranının %32,2 olduğunun tespitine karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'nun 20.11.2013 tarihli raporunda davacının %36 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının bildirildiği, Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 16.10.2014 tarihli raporunda da davacının %36 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, %32,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespitini talep ettiği, YSK raporlarının Kurum yönünden bağlayıcı olduğu, Mahkemece taleple bağlı kalınarak davacıların murisinin sürekli iş göremezlik oranının tespit edilmiş olduğu, davacıların istinaf talebinin de olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, sigortalıya her ne kadar mülga 506 sayılı Kanun'a göre gelir bağlansa da 20.03.2011 tarihindeki kontrol muayenesi sonucu sürekli iş göremezlik derecesinin değişmesinden dolayı 5510 sayılı Kanun'un 19. maddesine göre yeniden gelir bağlandığını, söz konusu maddede ''alt sınır uygulaması sadece bakıma muhtaç durumda olan sigortalılar için yapılır'' denildiğinden alt sınır uygulanmaksızın gelir bağlandığını, 5510 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince alt sınır uygulaması yapılmasının mümkün olmadığını, yeterince araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/332, K. 2025/7755, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama