İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3592 K.2025/10393

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından…

Esas2025/3592Karar2025/10393Tarih19 Haziran 2025Okuma5 dk · 988 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/3592 E., 2025/10393 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Haziran 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1808 E., 2024/1955 K.
İlk derece mahkemesi
Edirne 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/310 E., 2024/85 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

988 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların mirasçısı ...'ın 05.11.2011 tarihinde seyyar yemek servisi işini yaptığını, vergi mükellefiyet kaydını yaptırmasına rağmen Kurumda ilk işe başlangıç tarihinin 05.01.2011 tarihi olarak yer almadığını, ilk defa işe giriş tarihinin 02.03.2015 olarak göründüğünü beyan ederek; miras bırakanın sigorta başlangıç tarihinin 05.01.2011 olarak tespiti ile davacıların ölüm aylığına hak kazandıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosyadaki kayıt ve belgelere göre; davacı taraflarca 01.02.2021 tarihinde Kuruma başvuru yapıldığı, Kurumun 24.03.2021 tarihli cevap yazısı ile aynı gün başlayıp aynı gün sona eren vergi kayıtlarının vergi kayıt süresi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesi ile başvurunun reddedildiği 01.01.1956 doğum tarihli murisin hizmet cetveline göre ilk sigorta bildiriminin 02.03.2015 tarihinde ''... ...'' ünvanlı iş yeri tarafından yapıldığı, 26.01.2020 tarihine kadar bu iş yerinde 4/1-a bendi kapsamında sigortalı olarak çalıştığı,

... Vergi Dairesinin 02.08.2021 tarihli yazı cevabının incelenmesinde .. ... 05.01.2011 tarihinde seyyar yemek faaliyeti kapsamında mükellefiyet kaydı olduğu, kaydın 05.01.2011 tarihi itibariyle sona erdiği,

Dairenin 2023/193 E, 2023/248 K. sayılı 02.11.2023 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince ... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında; ...'ın 05.01.2011 tarihinde seyyar yemek faaliyeti kodunda mükellefiyet kaydı açtırıp aynı gün iptal edildiğinin bildirildiği, yazı cevabı ekinde gönderilen kayıtların incelenmesinde; ...'ın 05.01.2011 tarihinde işe başlama bildiriminde bulunduğu, 18.01.2011 tarihli yoklama tutanağında ise 05.01.2011 tarihinde başlayacağını bildirdiği seyyar pazarcılık faaliyetine başlayamadan rahatsızlandığını ve sağlığının elvermeyeceğini ifade ederek aynı tarihte terk ettiğini beyan ettiğinin tutanak altına alındığı, tutanak altında ...'ın imzasının bulunduğu görülmüştür.

Somut olayda; davacıların murisi ... tarafından her ne kadar 05.01.2011 tarihinde işe başlama bildiriminde bulunulmuş ise de 18.01.2011 tarihli yoklama tutanağından anlaşıldığı üzere bildirilen tarihte ve sonrasında faaliyette bulunmadığı, bir günlük kaydın fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle sigortalılık süresinin belirlenmesinde dikkate alınamayacağı, murisin Bağ-Kur giriş bildirgesi bulunmadığı gibi prim ödemesi olmadığı, Kurum tarafından resen prim tahakkuku yapılmadığı, fiili çalışmaya dayanmayan bir günlük vergi kaydı dışında kaydı bulunmadığı,

vergi kaydının karine olması karşısında gerçek (fiili) olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmanın bulunmadığı hallerde vergi kaydının tek başına sigortalı olma sonucunu doğurmayacağı ve bu durumda davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili özetle,

1.... Vergi Dairesinden gönderilen belgelere göre ...'ın 05.01.2011 tarihinde başlayacağını bildirdiği seyyar satıcılık faaliyetine başlayamadan rahatsızlandığı ve sağlığının elvermeyeceğini ifade ederek aynı tarih itibarı ile terk ettiğinin yazılı olduğunu, bu hususun doğru olmadığını, tanık beyanlarıyla murisin çalışmasını bırakmadığının ve 26.01.2020 tarihinde ölene kadar çalıştığının sabit olduğu,

2.Tutanak altındaki imzanın ...’ın eli ürünü olduğu hususunda mirasçılarının yoğun şüphesi bulunduğu, imzanın ...’ın eli ürünü olmaması yüksek ihtimalken şayet imza murisin eli ürünü olsa bile murisin altına imza attığı metnin içeriğini okuyup anlayabilmesinin mümkün olmadığı, okuma yazmasının olmadığı,

3.SGK Emeklilik Hizmetler Genel Müdürlüğünün Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 25.12.2019 tarihli, 58680964-201.02.01-E.20431996 sayılı, aynı gün başlayıp biten vergi kayıtları' konulu genel yazısında görüleceği üzere 25.12.2019 tarihine kadar olan dönemde vergi mükellefiyet başlangıç ve bitiş tarihi aynı gün olanlara 01.10.2008 tarihinden sonra 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında tescil kaydı yapılarak bir günlük hizmet verildiği,

bu tarihten sonra ise vergi mükellefiyet başlangıç ve bitiş tarihleri aynı gün olan kayıtların tespiti halinde aynı gün başlayıp biten vergi mükellefiyet kayıtlarından dolayı 4/1-b kapsamında sigortalılık kaydı oluşturulmamasına karar verildiği, murisin işe başlama tarihinin 05.01.2011 olduğu, sonradan getirilen bu düzenlemenin önceki tarihli sigortalılık başlangıcına uygulanamayacağı,

4. Öte yandan SGK Emeklilik Hizmetler Genel Müdürlüğünün 2013/11 sayılı Genelgesine göre.

4/1(b) kapsamında sigortalı sayılanların mükellefiyet terk işlemi tesis tarihinin, bildirimi vergi dairelerince yapılması gereken sigortalıların işi terk ettiklerini vergi dairesine işi bırakma bildirimi ile bildirmeleri (ya da bazı hallerde idarece yapılan tespitler) üzerine işi bırakma bildirimi ekinde yer alan belgelerin vergi dairelerince kontrol edilmesi, işyerinde yoklama düzenlenmesi ve bütün işlemlerin tamam olmasından sonra sisteme mükellefiyet terki için bilgi girişi yapıldığı tarih olduğu,

2013/11 sayılı Genelge hükümlerine göre 18.01.2011 tarihli işi bırakma yoklama fişi tutanağı/işi bırakma bildirimi ile 05.01.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geriye dönük olarak mükellefiyet terk işlemi tesis edilmesinin yolsuz olduğu, velev ki murisin işi terk ettiği 18/01/2011 tarihinde tespit edilmiş bile olsa murisin 05.01.2011 – 18.01.2011 tarihleri arasında mükellefiyetinin ve sigortalılığının devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği,

5.Öbür taraftan murisin 1464 iş günü sigortalı çalışmasının mevcut olduğu, murisin 05.01.2011 tarihli çalışması nedeni ile sigortalılığının tespiti halinde 5510 sayılı Kanun'un 32.maddesinde öngörülen koşulları taşıdığından vefat eden murislerinden dolayı davacıların ölüm aylığına hak kazandıklarının ortaya çıkacağı, hususlarını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacılar murisinin Bağ-Kur sigortalısı olup olmadığına ve davacıların ölüm aylığına hak kazanıp kazanmadıklarına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3592, K. 2025/10393, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3592
Karar No
2025/10393
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3593 K.2025/4639
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/3594 K.2025/5198
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3595 K.2025/10116
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3595 K.2025/4494
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3596 K.2025/10484
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3597 K.2025/6531

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.