KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/3710 E., 2025/10745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2504 E., 2024/3333 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/133 E., 2024/66 K.
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının uzun yıllardır kendi nam ve hesabıma tarımsal faaliyet yürüttüğünü, teslim ettiği ürünlerden %1 oranında Bağ-Kur sigorta primi kesildiğini, davalı Kurum tarafından tevkifat kesintisi nedeniyle geriye dönük olarak sigortalı olma hakkının getirilmesi nedeniyle, prim kesintisine dayanarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı olmak için müracaatta bulunduğunu, ancak yapılan denetmen incelemesi sonucu, ... komisyoncusuna ait tevkifat listesinde yer alan .....'in davacı olduğuna ilişkin tespit yapılamadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiğini,
mahkemece yapılacak araştırma ve sunulacak deliller çerçevesinde tevkifat kesinti listesinde yer alan ...'in davacının olduğunun görüleceğini ileri sürerek; ... komisyoncusuna ait tevkifat listesinde yer alan ...'in davacı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle. 1...6 T.C. Kimlik ve 7...6 Bağ-Kur numaralı 4/b tarım sigortalısı davacı ...'in Kuruma başvururak ... Tarım Ürünleri Tic. ve Paz. Ltd. Şti. Sebze ve Meyve komisyoncusuna zirai ürün verdiğini ve tarafından bağkur kesintisi yapıldığını, geriye dönük hizmet talebinde bulunduğunu, yapılan arşiv araştırmasında ... Tarım Ürünleri Tic. Ve Paz. Ltd. Şti.
Ünvanlı Sebze ve Meyve Komisyoncu'nun Kuruma verdiği tevkifat listelerinde 1997 yılı Ocak ayında ... adında bir şahıstan kesinti yaptığı tespit edildiği, fakat baba adı doğum tarihi gibi alt kimlik bilgileri bulunmaması sebebiyle bu bağlamda kesinti listesinde yer alan ... köyünün bağlı bulunduğu ilçe olan ... Nüfus Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... adlı kişilerin kayıtlarının istendiğini, ... İlçe Nüfus Müdürlüğü'nün 02.10.2018 tarihli cevabı yazısında ...
İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne kayıtlı yedi kişinin kaydına rastlanıldığı bildirildiğini, bu bağlamda kesinti listelerinde tevkifat yapılan sigortalının talepte bulunan ... olup olmadığı hakkında denetim talebinde bulunulduğunu, Kurum denetmenlerince yapılan inceleme neticesi düzenlenen 01.11.2022 tarih ve 55081403 sayılı raporda kesintinin Kurumumuza talepte bulunan ...'e ait olup olmadığının tespitinin yapılamadığının bildirildiğini, bu sebeple sigortalının talebi doğrultusunda bir işlem yapılamadığını, Kurum işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile komisyoncu ...'e ait 1997 yılı Ocak ayı tevkifat listesinde yer alan ...'in 107 ... ... 66 T.C. Kimlik numaralı davacı ... olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde: a. Mahkemece, yasal düzenlemeler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma neticesi davanın kabulüne karar verildiğini, b. Müvekkil Kurum tarafından yapılan işlemler mevzuat hükümlerine uygun olup davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, c. Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, komisyoncu ...'e ait 1997 yılı Ocak ayı tevkifat listesinde yer alan ...'in davacı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3710, K. 2025/10745, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama