KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/3922 E., 2025/17742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2242 E., 2022/2018 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 10. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/131 E., 2021/620 K.
Karar Metni
937 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalılardan ... Tem. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, davacının 10.01.2009 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin kazanın oluşumunda hiçbir kusurlarının ve ihmallerinin olmadığını, diğer davalı ...’un da işin işleyişi ve davacının işi yaparken düşmesinden dolayı kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Esas dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 40.000,00 TL maddi tazminat talebinin olay tarihi olan 10.01.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalılar ... Tem...Ltd. Şti, ..., ...'dan) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 50,000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 10.01.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalılar ... Tem...Ltd. Şti., ..., ...'dan) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine. fazlaya ilişkin 50.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine,
Birleşen 2017/799 E. 2017/509 K. Sayılı dosya yönünden davanın kabulü ile 138.426,29 TL maddi tazminat talebinin olay tarihi olan 10.01.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'nin ... nolu poliçedeki işveren teminat miktarı ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile davalılardan (davalılar ... Tem...Ltd. Şti, ..., ..., ... Sigorta A.Ş)'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalılardan ... Tem...Ltd. Şti, ..., ...
Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, ... dışındaki davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen dava birlikte değerlendirilerek , davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacının diğer davalılar hakkındaki davasının kısmen kabulü ile.
178.426,29 TL maddi tazminatın 73.932,83 TL'sinin yalnızca davalı ...'dan, kalan 104.493,46 TL'nin 14.156,96 TL'sinin yalnızca davalı ...
Şirketinden (Sigorta Şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile), kalan 90.336,49 TL'nin davalılar Sigorta Şirketi (Sigorta Şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile), İşveren Şirketten, ... ve ...'dan, kaza tarihi olan 10.01.2009 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, sigorta şirketi tarafından icra müdürlüğüne yatırılan ödemenin infaz sırasında dikkate alınmasına,
80,000,00 TL manevi tazminatın 30.000,00 TL'sinin yalnızca davalı ...'dan, kalan 50.000,00 TL'nin davalılar İşveren Şirket ile ...'dan, kaza tarihi olan 10.01.2009 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalıların daha ağır hatta tam kusurlu olduğunu, İstinaf Mahkemesinin ikinci kez artırım yapılamayacağı ve 21.11.2017 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin itirazların soyut olması nedeni ile davalılar lehine usuli kazanılmış hak olduğu yönündeki kararının hukuka aykırı olduğunu, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın yanlış olduğu , davacının sadece ücret almadığı , maaşı yanında fazla mesai, ayni yardım vs. gibi ödemelerinde bulunduğu,
hesap edilen rakamın gerçek zarar olmadığı beyanlarının soyut olarak nitelendirilemeyeceğini, manevi tazminatın tamamından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, hükmedilen miktarın makul olduğunun kabul edilemeyeceğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri yönünden de temyiz ettiğini belirtmiştir.
Davalı ... Temizlik Hizm. ve Malz. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili temyiz dilekçesinde özetle, kararın ... yönünden onanmasını, davacının, davaya konu olayın meydana gelişinde kusurlu olduğu ve bu kusurunun ise asli ve tam kusur şeklinde olduğunu müvekkili şirket tarafından bir adet emniyet kemerinin 12.03.2008 tarihinde verildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, müvekkil şirkete sorumluluk yükleyecek şekilde düzenlenen kusur raporlarının dikkate alınarak hesaplamalar içeren ve hükme dayanak yapılan hesap bilirkişi raporunun da kabulü mümkün olmadığından ve temlinde sakatlık bulunan hesap raporuna da itiraz ettiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A)Davacı ve davalılardan ... Tem. Ltd. Şti vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B)Davacı ve davalılardan ... Tem. Ltd. Şti. vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalılardan ... Tem. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Davacı ve davalılardan ... Tem. Ltd. Şti. vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davacı ve davalılardan ... Tem. Ltd.Şti. vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3922, K. 2025/17742, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama