KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/4075 E., 2025/11802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/356 E., 2024/388 K.
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcı tespiti istemine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 06.03.2024 tarihli ve 2024/645 Esas, 2024/2361 sayılı Kararı ile bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Dairemizin 06.03.2024 tarihli ve 2024/645 Esas, 2024/2361 Karar sayılı kararına karşı direnilmiş ise de davacı adına verilmiş olan 01.04.1987 tarihli işe giriş bildirgesinde işveren ünvanının olmadığı, işveren sicil numarası olarak .... sicil no, iş yeri adresi olarak ise ... Mah. ... Cad....'nun belirtildiği, Kurum anılan iş yeri sicil no.'nun ...'na ait olduğunun bildirildiği, bu sicil no.lu işyerinin ilk adresinin ... Mah. ... cad. ..., ikinci adresinin ...
Cad. ... olduğu, ticarethane mahiyetli iş yerinin Kanun kapsam döneminin ise 01.08.1986-09.08.1989 tarihleri arasında olduğunun ve anılan iş yerinden 1987-1991 arasında dönem bordrosu verilmediğinin bildirildiği, Safranbolu Vergi Dairesine bağlı olarak 01.03.1976 tarihinden itibaren çamaşır suyu imalatı nedeniyle kanun kapsama alındığı, 01.10.1984 tarihinde faaliyetini ...
Köyüne taşıdığı, 31.12.1986 tarihinden itibaren gıda satışı, 01.10.1987 tarihinden itibaren yeniden ek olarak çamaşır suyu imalatı işi nedeniyle vergi mükellefi olduğu, 07.08.1989 tarihinde faaliyetine son verdiği, 04.03.1996 tarihinden itibaren bir şirkete bağlı olarak vergi mükellefi olduğu, 31.07.2004 tarihinde resen terk işlemi yapıldığı, 28.11.2018 tarihinden itibaren İstanbul’da vergi mükellefi olduğu,
iş yerinden bildirimi olmayan davacı tanıklarının anlatımlarına göre, davacının çalıştığı iddiasında bulunduğu çalışmanın geçtiği iş yeri ve işin niteliği tam olarak belirlenmeden eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulduğu,
Mahkemece, davacının da beyanı alınmak suretiyle davacının işverenin yukarıda belirtilen hangi konulu iş yerinde, hangi adresteki iş yerinde çalıştığı, ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı belirlenmeli, iş yeri ve işin niteliği belirlendikten sonra varsa dava konusu dönem bordroları celbedilerek bordro tanıkları dinlenmeli, dava konusu dönemde işverenin belirlenecek iş yerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları emniyet, SGK, vergi dairesi, Belediye nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı,
komşu iş yerine ulaşılamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişiler davacının da beyanı alınarak belirlenmeli, bu kişiler de çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulması gerekirken, usule aykırı şekilde yazılı şekilde direnme kararı verilmesi yerinde görülmediğinden ve Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4075, K. 2025/11802, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama