İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4263 K.2025/13323

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı…

Esas2025/4263Karar2025/13323Tarih9 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.917 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/4263 E., 2025/13323 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2025
İncelenen kararın mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/312 E., 2024/4204 K.
İlk derece mahkemesi
Konya 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/789 E., 2022/944 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.917 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...üst işveren diğer davalı ...ise ihale ile iş alan alt işveren olduğunu, müvekkilinin 04.12.20 16... .30 sularında davalı işveren yanında çalışırken iş kazası yaşadığını, müvekkilinin çalışmasını sürdürdüğü esnada işverenin ve sair kişilerin tam kusuru ile müvekkilinin felç geçirdiğini, işveren dosya kapsamında hiçbir bilgi vermeden işçisini çok tehlikeli bir yerde çalıştırdığını, sadece kağıt üzerinde bir kısım tedbirleri aldığı gibi gösterdiğini, davalıların ağır kusuru mevcut olduğunu, işbu elim kaza nedeniyle davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığını, müvekkilinin felç geçirdiğini,

bundan sonra çalışabilecek bir durumunun kalmadığını, vücudunun büyük kısmının kullanamaz hale geldiğini, ekonomik geleceğinin sarsılmasından dolayı zarar gördüğünü, iş kazasında ruhsal ve bedensel bütünlüğü zedelendiğini, yargılamanın icrası ve haklı davamızın kabul edilmesi ile müvekkilim davacı için çalışma gücünün azalması/ yitirilmesi (sürekli/geçici iş gücü kaybı) nedeniyle 5.000,00 TL, belgelenebilen ve belgelenemeyen tedavi giderleri nedeniyle 1.000,00TL, bakım parasından kaynaklanan giderler için 100,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı 100,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,

davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkilim davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin her türlü hakkımızın saklı tutularak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Koski cevap dilekçesinde; davacı vekilinin 18.09.2018 tarihli dava dilekçesi ile fazlaya dair hakkını saklı tutarak maddi tazminat istemi ile müvekkil idaremizden talepte bulunması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, şöyle ki; davacının idaremizden 2016 yılı içerisinde Konya Merkez Su şebeke ıslahı ile Meram ve Karatay ilçeleri su şebeke ve tesisi ıslahı işini yapan ...

Mühendislik Hizmetleri Taahhüt İmalat ve Turizm Ticaret Limited Şirketinin alt taşeronu olarak kiralık kamyon şoförü olarak çalıştığını, burada üst işveren müvekkil idaremizden ihale alan ....

Mühendislik Hizmetleri Taahhüt İmalat ve Turizm Ticaret Limited Şirketi olduğunu, Yüksek Mahkeme pek çok kararında, kanuna göre, üst ve alt işveren ilişkisi niteliğini kazanamayan durumlarda bağımsız işverenin varlığından bahsettiğini, hizmet tespiti davasında husumetin asıl işverene değil, hizmet akdinin taraft olan bağımsız işverene yöneltilmesi gerektiğini, Yargıtay kararı gereği, dava dilekçesi ile müvekkil idaremizin asıl işveren olarak nitelenerek maddi tazminat talebinde bulunulması mümkün olmadığını açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının kamyon şöförü olarak görevli bulunduğunu, kanaldan çıkartılan topraklar kepçe tarafından yol kenarına atılırken, kamyon şöförlerinin de, davacı dahil kenardaki söğüt ağacı altında beklediğini, çayını içtiğini, simidini yediğini, çay molasına kadar da davacının hiç bir iş yapmadığını, davacının yanındakilere usta ben rahatsızlanmaya başladım, demesi üzerine müvekkil firmaya ait servis aracı ile davacının hemen hastaneye götürüldüğünü, müvekkilinin ihmali davranışı olmadığını, müvekkilinin işçisine değer veren hukuka ve iş güvenliği mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerine riayet ederek,

bu yükümlülüklerini tam olarak yerine getiren duyarlı bir firma olduğunu, somut vakıda, iş kazası dahi sayılması mümkün olmayan bir halden dolayı, müvekkile bu şekilde kusur atfedilme ve maddi bir kısım haklar elde etme çabasının yerinde olmadığını ve müvekkile izafe edilebilecek bir kusur olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf sebepleri olarak; iş kazasının meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunduğunu, bu durumun dosya içinde mevcut 2. raporda belirtildiğini, diğer raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığın, kaçınılmazlık ilkesinin şartlarının oluşmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, hükme dayanak teşkil eden bilirkişi kusur raporunun maddi olgular, olay ve sigortalıya ilişkin veriler ile iş güvenliği mevzuatına uygun olmasına, iş kazasının meydana gelişinde tarafların herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve kusursuz sorumluluk için gerekli şartların oluşmadığının anlaşılmış olmasına göre yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçeleri ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davaya konu iş kazasının davacı kazalı ...’ın davalı KOSKİ’nin Konya Merkez su şebeke ıslahı ile Meram ve Karatay ilçeleri su şebeke ve tesisi ıslahı işini yapan ... Müh. San Tic. Ltd.

Şirketinde kamyon şoförü olarak çalışmaktayken 04.12.2016 tarihinde saat 09:30-10.00 sularında, yapılan içme suyu şebekesi boru hattı döşeme işinde çalıştıkları sırada mola verdikleri esnada yüzünde ve kolunda uyuşma ile başlayan rahatsızlanması sonucu hastaneye götürülmesi ve sonucunda beyin kanaması geçirmesine bağlı olarak Kurum Sağlık Kurulu kararına göre %15 oranında sürekli iş göremezliğe uğraması şeklinde meydana geldiği, Mahkemece kusur oran ve aidiyetinin tespitine yönelik 23.06.2022 tarihli kusur heyet raporları aldırıldığı, aldırılan raporda davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı işverenlere kusur atfedilmediği,

olayın meydana gelmesinde %100 oranında kaçınılmazlık etkisinin bulunduğunun tespit edildiği, Mahkemece anılan raporun hükme esas alınması suretiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında kusur oranlarının tespiti noktasında uyuşmazlık bulunduğu gözetilerek kusur oranının belirlenmesine ilişkin ilkelere de değinmek faydalı olacaktır.

İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.

Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde:

"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 5. maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:

a)Risklerden kaçınmak,

b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,

c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,

ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,

d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,

e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,

g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,

ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.

Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.20 13... /21-1 02... /1456 sayılı kararı).

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.

Objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.

Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.20 13... /21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.

İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.

Somut olayda davaya konu iş kazasının %100 oranında kaçınılmazlık sonucu meydana geldiği tespitine yer veren bilirkişi raporuna itibarla hüküm tesis edilmiş ise de hükme esas alınan raporda iş kazasının meydana gelmesinde bünyesel faktör değerlendirmesi yapılması gerekirken kaçınılmazlık ilkesine değinilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca heyeti oluşturan bilirkişilerden kazanın beyin kanaması şeklinde meydana gelmesi dikkate alındığında heyette nöroloji uzmanının yer alması gerekirken kalp ve damar cerrahi uzmanının yer aldığı görülmekle usulünce teşkil ettirilmeyen heyetçe düzenlenen rapora itibarla hükmüm tesisi bu yönden de hatalıdır .

Mahkemece yapılacak iş; var ise rücu dosyası da getirtilerek hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı dosyanın nöroloji hekimin de yer aldığı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine; davacı itirazlarını karşılar şekilde var ise rücu ve uş bu temyize konu dava dosyasındaki raporları da değerlendirir ve çelişki olur ise giderecek mahiyette tarafların somut verilere dayalı iş güvenliği açısından alması gereken önlemlerin neler olduğu, hangi önlemlerin alınıp; hangi önlemlerin alınmadığı, iş kazası olayının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde oransal olarak tespit ettirmek ve sonucuna göre usulünce bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır .

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4263, K. 2025/13323, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4263
Karar No
2025/13323
Tarih
9 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/4263 K.2025/6476
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/4264 K.2025/6369
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4266 K.2025/4104
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4266 K.2025/4413
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/4266 K.2025/6373
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/4267 K.2025/9201

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.