KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/4606 E., 2025/7324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2347 E., 2024/2242 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/320 E., 2023/18 K.
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... ...'e ait mobilya atölyesinde 24.08.1975 tarihinde işe başladığını, atölyede işe giriş bildirgesi olmasına rağmen sigorta primlerinin yatırılmadığı, Kuruma başvuru üzerine prim yatırılmadığından emeklilik başvuru talebinin reddedildiğini belirterek, 24.08.1975 tarihinde çalışmış olduğu süreden yalnız 1 gün olan sürenin hizmetine sayılmasını talep ve dava etmiştir. İşveren ... ... aleyhine hizmet tespiti talebinin tefrik edilerek, Mahkemenin 2021/131 Esas numarasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde,davacının 24.08.1975 tarihine ait prim ödemesine rastlanılmadığını, işyerinin gayri faal olduğunun saptandığını, 14 yaşında birinin öğrenim göreceğinin kabulü gerektiği, 18 yaş altındaki çalışmanın uzun vade sigorta kapsamında değil, çıraklık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın tespiti istenen sürenin sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerektiği, işe giriş bildirgesi varlığının çalışma ispatı olamayacağını, fiili çalışmanın ispatı gerektiğini, işyeri çalışanlarının saptanması,
komşu işyeri çalışanlarının bilgilerine başvurularak gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı kanıtlanması gerektiğini, bildirgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti için imza incelemesi yaptırılması gerektiğini, davadan önce Kuruma başvurunun zorunlu olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Mahkemece yapılan yargılama, SGK, İşkur, askerlik şubesi, işe giriş bildirge aslı, bordrolu tanık beyanı, komşu işyeri tanığı araştırması yazı cevapları, grafoloji alanında uzman bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 24.08.1975 tarihi olarak sigorta başlangıç tarihinin tespitini talep ettiğini, ...
SGM tarafından verilen 08.03.2022 tarihli cevap yazısında ... ... unvanlı işyerinin. 01.02.1973 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 31.01.1977 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı bildirilmiş, böylece davacının giriş tarihi olarak talep ettiği 24.08.1975 tarihinde davalı işyerinin faal ve 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, bu bakımdan tespite engel bir durum bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının doğum tarihi dosyaya ibraz edilen nüfuz cüzdanı fotokopisinde görüldüğü gibi 29.05.1961 olup 24.08.1975 tarihinde 14 yaşında olduğu, 18 yaşını doldurmadığı anlaşılmıştır.
Zeytinburnu Askerlik Şubesi tarafından gönderilen 16.01.2020 tarihli cevap yazısında davacının 02.07.1981 tarihinde askere sevk edildiği, 02.03.1983 tarihinde terhis edildiğinin bildirildiği hususları dikkate alındığında davacının işe giriş tarihi olarak talep ettiği 24.08.1975 tarihi askerlik sürelerinin dışında kaldığından bu bakımdan tespite engel bir durum bulunmamaktadır.
Diğer taraftan davacının imza incelemesinde işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olduğu belirlenmiş; dosya içerisindeki işe giriş bildirgesi aslının incelenmesinde davacı ...'ya ait olduğu anlaşılmışsa da dava konusu itibariyle fiili çalışmanın önem arz etmesi nedeniyle; dosya kapsamında yeteri kadar tanık dinlenilmesi yoluna gidilmiştir.
Ancak dosya kapsamında tespit edilen bir tane bordrolu tanık olduğu; işbu bordrolu tanık ...'ın hizmet cetveline göre işe giriş tarihinin 01.07.1975 olduğu; söz konusu tanık beyanlarında davacının kendisinden 2-3 ay sonra çalışmaya başladığını beyan etmesi üzerine davacının iddiasını teyit eder nitelikte bir beyanının olmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında komşu işyeri araştırması yapılmış; ancak yapılan araştırmalar neticesinde Vergi Müdürlüğü, Zabıta Müdürlüğü, Emniyet ve SGM'den gelen müzekkere cevaplarında komşu işyeri tanığının tespit edilememesi nedeniyle sigorta başlangıç tarihinde fiili çalışma olgusu ispatlanamadığından..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilin davalı işyerinde çalıştığına dair tanık anlatımları ve iş yerinin o dönemde kanun kapsamında olduğu birlikte değerlendirildiğinde müvekkilimin fiilen bahis konusu işyerinde çalıştığının ispatlandığını belirterek, kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4606, K. 2025/7324, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama