KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/4654 E., 2025/10278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2771 E., 2025/85 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/279 E., 2022/347 K.
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı ... İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye 27.11.2012 tarihinde denetim kayyımı olarak atandığını, denetim kayyımlarının şirket yetkilisi olmayıp şirket işlemlerini denetleyen ve rapor sunan kişiler olduğunu, dolayısıyla taraf konumunda olmadığını, İİK'nun 179/a maddesi uyarınca hakkında tedbir kararı bulunan şirket aleyhine 6183 sayılı Kanun'a göre takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağını, dava konusu ödeme emirleri ile talep edilen borçlardan denetim kayyımı olan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Kuruma olan borçları sebebiyle şirket ortağı ve üst düzey yetkilisi olan davacı adına ödeme emri tebliğ edildiğini, davacının dava dışı şirkete denetim kayyımı olarak atanmasının şirketin 2012/12- 2020/6 arası prim ve diğer borçlarından sorumlu olmadığı anlamına gelmediğini, davacının kayyumluk görevinin 28.11.2012 tarihinde başladığı belirtilse de şirketin kuruma olan kamu borçlarının da şirket hakkında verilen iflas erteleme kararı ve davacının şirkete kayyum olarak atanması tarihinden başladığını, davacının şirketin bir nev'i kanuni temsilcisi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabülü ile ... SGK'nın davacı hakkında başlattığı 66596786-206.16.01-E.30831721 sayılı 2012/062288-89, -2013/101136-37, -2013/150987-90, 2014/017611, -2014/081577-80, -2015/071764-65, -2016/074836-37, 2017/023423-24-25-26, -2017/028333-34-35-36, -2018/026072, -2019/014829-30-31, -2019/062572-73-74, -2020/069299, -2020/069300, -2021/014426-27-28 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının kayyumlık görevinin 27.11.2012 tarihinde başlaması sebebiyle sorumluluk başlangıcının da 2012/12 döneminden başladığını, davacının şirketin kanuni temsilcisi olduğunu, şirketin borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, mahkemece iflas erteleme tedbir kararının davacı yönünden haklı sebep teşkil ettiği belirtilmişse de dava dışı şirketin ödemelerine yönelik herhangi bir araştırma yapılmadan sadece şirketin iflas erteleme davasının bulunması ve tedbir kararının davacı için haklı neden oluşturmayacağını, davacının şirkette yaptığı, onay verdiği işlemler ve dava dışı şirketin ödemelerinin incelenmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4654, K. 2025/10278, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama