KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/4968 E., 2025/14046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3312 E., 2024/3072 K.
- İlk derece mahkemesi
- Şuhut Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/169 E., 2023/360 K.
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacıların murisi ...'un 12.10.2012 tarihli iş kazasında vefatı nedeniyle davacı ... için 1.783.683,58 TL, davacı ... için 163.477,52 TL, davacı ... için 111.266,50 TL maddi tazminatın ve davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın öncelikle zaman aşımı, husumet ve dava şartları yönünden reddi gerektiğini, iş kazasından doğan zararların ve manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamı dışında bulunduğunu, davalı şirketin temerrüde düşmediğini ve dava açılmasına sebep vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Elektrik Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde, davacıların murisinin vefatı sebebiyle davalının kusurunun ve sorumluğunun olmadığını, söz konusu işin anahtar teslim olarak taşeron ...'e verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılar ... ve ... Elektrik İnşaat ve Taahhüt ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine, davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, ihbar olunan ...Sigorta A.Ş. hakkında usulüne göre açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının davacıların bakiye ham tazminat alacağından tenzil edilmesi işleminin hatalı olduğunu, itirazının SGK tarafından davacılara bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının tazminattan tenzil edilmesine yönelik olmadığını, peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının ham tazminat tutarından tenzil edilmesine itiraz ettiğini, peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının ham tazminat tutarından değil, hesaplanan toplam tazminat tutarından tenzil edilmesi gerektiğini, hesaplanan toplam tazminattan,
SGK tarafından davacı ...'ya bağlanan ilk peşin sermaye değerinin yarısının mahsup edilmesi gerekirken, ilk peşin sermaye değerinin tamamının mahsubu suretiyle hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu halde, davacılar lehine ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesine rağmen, tek vekalet ücretine karar verilmesinin dahili davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin davada taraf sıfatı bulunduğu halde, hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, ..A.Ş. tarafından iş kazasında vefat eden ...'un eşi ve çocuklarına, meydana gelen zarar nedeniyle 02.01.2013 tarihinde toplam 108.312,86 TL ödemenin yapıldığı, bilirkişi raporunda sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, sigorta şirketi tarafından sunulan dilekçe ekindeki aktüer raporuna göre 69.142,35 TL'sinin eş ...., 19.597,87 TL'sinin çocuk ..., 19.572,64 TL'sinin çocuk ... için yapıldığı kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davacı ...'ya SGK tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ... için 74.528,17 TL, .. için 21.428,53 TL, ... için 23.866,19 TL olarak bildirildiği görülmüştür.
Mahkemece, 01.10.2023 tarihli hesap bilirkişi raporunun, işlemiş (bilinen) dönem sonu 02.01.2013 tarihi olarak alınıp sigorta şirketinin ödeme tarihine göre, TRH 2010 tablosu esas alınarak hesaplama yapılan seçeneğine itibar edilerek, ...tarafından yapılan ödemenin tenzili ile ve fakat peşin sermaye değeri indirimi yapılmamış zarar tutarının, davacı ... için 54.951,47 TL, davacı ... için 10.513,80 TL, davacı ... için 5.916,99 TL olduğu, bu zarardan SGK ilk peşin sermaye değeri 74.528,17 TL tenzil edildiğinde davacıların karşılanmamış destekten yoksun kalma tazminatı alacakları bulunmadığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir.
Ödemenin tazminat alacağını karşılayıp karşılamadığı noktasında Yargıtay uygulamasının geliştirdiği "denkleştirme metodunun" kullanılması hakkaniyetli çözüme ulaşılması noktasında önem arz etmekte, ödemelere faiz işletilmek suretiyle tazminat alacağından mahsup yeterli görülmemektedir. Bu metoda göre ödemenin yapıldığı tarihteki verilere göre, davacıların hak ettikleri tazminat alacakları ile ödenen miktar birbirine oranlanarak tespit edilecek denkleştirme oranı mevcut hesap raporundaki verilere uygulanarak tazminat alacağının ne kadarının karşılandığı belirlenip, karşılanmayan kısım yönünden ise tazminata hükmetmek gerekmektir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş; öncelikle sigorta şirketi tarafından makbuz/ibraname karşılığı yapılan toplam 108.312,86 TL ödemenin niteliğini, manevi tazminat kalemini içerip içermediğini ve her bir davacı açısından yapılan ödeme tutarını net olarak belirlemek, Mahkemece 02.01.2013 tarihli belge ile maddi tazminata karşılık yapılan ödemenin yapıldığı tarihteki veriler esas alınarak davacı eş ve çocukların gerçek zararlarının saptandığının anlaşılması karşısında, yapılan işbu ödemelerin davacıların tazminat alacaklarını karşılama oranına göre tespit edilecek denkleştirme oranını bularak,
bu oranı işlemiş dönem sonu 01.10.2023 tarihi esas alınarak hesaplanan tazminat tutarına uygulamak ve bu esnada taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek, davacı eş ve çocukların karşılanmayan maddi tazminat alacağını hüküm altına almaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, temyiz eden davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4968, K. 2025/14046, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama