KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5001 E., 2025/15341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/664 E., 2025/45 K.
Karar Metni
1.099 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 27.09.2010 tarihli dilekçesinde davacının prim ödeme, yaş ve gün sayılanın doldurarak davalı Kuruma yaşlılık aylığı bağlanması için 31.12.2007 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, bu talebin davalı Kurumca 5000 iş gününü doldurmadığı gerekçesi ile reddedildiği, Kurumun bu işleminin reddinin gerektiği, davacının 6...0 , ... ... sicil numaralan ile çalıştığı ve primlerinin bu numaralar üzerinden yatırıldığı, ...
SGK tarafından ... sicil numarasına ait hizmet sürelerinin 6...0 sicil numarası ile birleştirilerek ... sicil numarasının iptal edildiği, ayrıca davacının primlerinin bir kısmının kendi sicil numarası üzerinden değil, ... sicil numarası üzerinden 6...0 TC kimlik no.lu ... adına yatırıldığı, oysa bu primlerin davacının çalışmalarının karşılığında yatırılan sigorta primleri olduğu, Kurumca yaşlılık aylığı talebinin reddi üzerine, ... adına olan hizmet cetvelinde yer alan ve ... olarak görünen ödemelerin kendisine ait olduğunu ve kendi sicil numarasına aktarılmasını talep ettiği, bu yanlışlığın düzeltilmediği,
davacının çalışmış olduğu döneme ait sigorta primlerinin başka sicil numarası ile başka kişi adına yatırılmış olduğunun dosyaya sundukları bordrolardan da anlaşıldığı, bu nedenle davacının mağdur olduğu, yaşlılık aylığı talebinin bu yüzden reddedildiği belirtilerek, davacının yaşlılık aylığı tahsis talebinin müracaat tarihi olan 31.12.2007 tarihi itibariyle kabulü, davalı ...’in tespit edilecek adresine dava dilekçesinin tebliği, ... sicil numarası üzerinden yatırılmış olan primlere ait hizmet sürelerinin 6...0 sicil no'sunda birleştirilmesi, davalı Kurumun emeklilik talebinin reddine dair kararının kaldırılması,
tahsis talep tarihi itibariyle tahsisin yapılması ve yaşlılık aylığı bağlanması talep etmektedir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili 24.01.2011 tarihli cevap dilekçesinde, davacının aidiyet tespitine ilişkin istemlerinin çelişkili olduğu, aidiyet tespitine konu edilen dönemlerin anlaşılamadığı, dava dilekçesinin açıklanması gerektiği, diğer davalının dava konusundaki beyanının alınması, aylık bağlanması istemi ile aidiyet tespitine ilişkin istemin ayrı ayrı davaların konusunu oluşturduğu, birinin tespit diğerinin ise eda hükmü verilmesini içerdiği, davaların ayrılması zorunluluğunun bulunduğu belirtilerek,
davacı ve diğer sigortalıya ait nüfus kayıtlarının celbi, davacıyı yakından tanıması gereken aynı işyerinde çalışan kişilerin tanık olarak dinlenilmesi, işyerinde diğer sigortalının mı davacının mı çalıştığının kesin olarak belirlenmesi, bilirkişi marifetiyle işe giriş bildirgesi esas alınarak imza ve fotoğraf incelemesi yaptırılması, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi, davacının sicil dosyasının incelenmesinde çalışmalarının 5000 güne ulaşmadığının anlaşıldığı, davacının isteminin haksız olduğu üzerinde durularak davaların ayrılması ve reddi savunmuştur.
17.11.2011 tarihli celsede dinlenen diğer davalı ..., huzurda bulunan davacı ...’i tanımadığını, kendisi ile arkadaşlığı ya da akrabalığının olmadığım, kendisinin .. Tic. Ltd. Şti.’de hayatı boyunca çalışmadığını, 1990’lı yıllarda memleketi Mardin’de olduğunu, 1975-1982 arasında ...’da bulunduğunu, bilahare Mardin’e gittiğini, davanın mahiyeti hakkında bilgi sahibi olmadığını, bordrolarda adı bulunsa da böyle bir fabrikada çalışmadığını, 1996 yılında Almanya’ya gittiğini, oraya yerleştiğini, halen Almanya’da ikamet etmekte olup, izinli olarak Türkiye’ye geldiğini söylemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.03.2016 tarihli kararı ile "Açılan davanın kabulüne, 1- 3...7 sigorta sicil numarasında 01.04.1986 tarihinden sonra ... ( ... TC kimlik numaralı) ve ... ( 6...0 TC kimlik numaralı) adına görülen 01.04.1986-09.06.2005 tarihleri arasındaki 4250 gün çalışmanın davacı 3...8 TC kimlik numaralı ...'e ait olduğuna" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 14.05.2019 tarihli kararında; "...
Mahkemece, tüm Türkiye çapında nüfus kayıtlarından araştırma yapılmalı, davacının ad ve soyadını taşıyan başka ... isminde kişilerin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bildirilen kişilerin adres bilgileri ile birlikte nüfus bilgileri de temin edilerek dava konusu hakkında bilgilerine başvurulmalı, özellikle davacının ... ...A.Ş., ... ...A.Ş.'de geçen çalışmalarına ait işe giriş bilgilerinde davalının kimlik bilgilerinin neden yer aldığı, karışıklığın nasıl meydana geldiğinin araştırılması,
bordro tanıkları resen seçilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, 1996 sonrasına ait davalının yurtdışı giriş çıkış belgelerinin celbi ile aidiyet tespiti istenen çalışmaların gerçekte kime ait olduğu, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı, tüm bu hususlar aydınlığa kavuşturulduktan sonra yaşlılık aylığı istemi yönünden varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 18.10.2022 tarihli kararı ile "Açılan davanın kabulüne, 1- 3...7 sigorta sicil numarasında 01.04.1986 tarihinden sonra ... ( 3...8 TC. kimlik numaralı) ve ... ( 6...0 TC. kimlik numaralı) adına görülen 01.04.1986-09.06.2005 tarihleri arasındaki 4250 gün çalışmanın davacı 3...8 TC kimlik numaralı ...'e ait olduğuna, 2-Pendik SGK Müdürlüğünün 08.07.2008 tarih, ... numaralı tahsis talebi hakkındaki işlem yapılamayacağı kararının kaldırılmasına, 3-Davacıya 31.12.2007 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasına" karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 13.07.2023 tarihli kararında; "...Mahkemece, bozma ilamında belirtildiği üzere ... işyeri sicil numaralı ... ...
A.Ş. adına kayıtlı işyerine ait 01.06.1995 tarihli işe giriş bildirgesi ile ... işyeri sicil numaralı ... ...A.Ş. adına kayıtlı işyerine ait 15.03.1999 tarihli işe giriş bildirgesi üzerinde davalıya ait kimlik bilgileri bulunduğundan bildirgelerde davalının kimlik bilgilerinin neden yer aldığı, karışıklığın nasıl meydana geldiği araştırılmalı, işe giriş bildirgeleri üzerinde yer alan imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırılmalı, aidiyeti istenen tüm işyerleri ile ilgili bordro tanıkları resen seçilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalının yalnızca ... ...
A.Ş.'de çalışmadığını ifade etmesi, diğer işyerleriyle ilgili beyanının alınmamış olması nedeniyle tüm işyerleri ile ilgili olarak (9 adet işyeri) çalışmasının bulunup bulunmadığı sorulmalı, tespiti istenen çalışmaların gerçekte kime ait olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı, tüm bu hususlar aydınlığa kavuşturulduktan sonra yaşlılık aylığı istemi yönünden varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 23.01.2025 tarihli kararı ile "Açılan davanın kabulüne, 1- 3...7 sigorta sicil numarasında 01.04.1986 tarihinden sonra ... ( ... TC kimlik numaralı) ve ...( ... TC kimlik numaralı) adına görülen 01.04.1986-09.06.2005 tarihleri arasındaki 4250 gün çalışmanın davacı 3...8 TC kimlik numaralı ...'e ait olduğuna, 2-... ... Müdürlüğünün 08.07.2008 tarih, ... numaralı tahsis talebi hakkındaki işlem yapılamayacağı kararının kaldırılmasına, 3-Davacıya 31.12.2007 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasına" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5001, K. 2025/15341, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama