KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5018 E., 2025/9538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2690 E., 2025/103 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/159 E., 2022/447 K.
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde, Kurum sigortalısının 04.06.2016 tarihinde davalı iş yerinde çalışırken geçirdiği beyin kanaması sonucu malul kaldığını belirterek, iş kazası nedeniyle Kurum tarafından sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir, ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını ve dava dilekçesinde zarar miktarı belli olduğu için eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğunu, davalı iş yerinde risk değerlendirmesi yapılmadığını ve sağlık tetkikleri ile takiplerinin uygun şekilde yerine getirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5018, K. 2025/9538, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama