KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5080 E., 2025/9097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/53 E., 2025/26 K.
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı murisleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 01.11.1991 tarihinden itibaren sigortasız olarak çalışmaya başladığını, 22.03.2011 tarihinde işveren tarafından işten çıkarıldığını, çalıştığı süre boyunca sigortasının hiç yapılmadığını, günlük 30,00 TL karşılığında çalıştığından bahisle davacının çalıştığı döneme ilişkin hizmet süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kayıtlarının tetkikinden davacının belirtilen tarihler arasında davalı işyerinde çalıştığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, davacının çalışmalarının yazılı bir delil ya da belge olmadığı için 5510 sayılı Kanun'da belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığından bahisle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkili yanında hiç çalışmadığını, davacının 2000'li yılların sonunda birkaç defa müvekkile ait işyerine gelen unları taşımak amacıyla hamal olarak çalıştığını, Ramazan ayından 1-2 gün önce el altı olarak çalıştığını, bunun dışında çalışmasının olmadığını, hamurcu olarak çalıştığı iddialarının asılsız olduğunu, müvekkil yanında çalışan bütün işçilerin sigortasının tam olarak yapıldığını ve ücretlerinin tam olarak ödendiğinden bahisle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... ... (.... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dava ... ...’nın hizmetlerinin tespiti istemiyle, mirasçılarından ....tarafından açılmış olup Mahkemece, başkaca mirasçı olup olmadığı araştırılmak suretiyle başkaca mirasçıların tespiti halinde yukarıda anılan yasal düzenlemelere göre aktif husumet eksikliği ikmal edilmelidir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyizi üzerine Dairenin 11.10.2023 tarihli ilamı ile eksik inceleme nedeniyle ikinci kez bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçılar vekili: a.Mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, yazılı delil bulunmaması halinde tanık deliline başvurulabileceğini, b.Tanık beyanları ile davanın kanıtlandığını beyanla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu davada davacı, davalı işverene ait işyerinde 01.11.1991-20.03.2011 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı halde Kuruma hizmetlerinin bildirilmediğinden bahisle açılan davada, Mahkemece verilen ilk iki kararın bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen kararda yapılan araştırmanın da yeteri olmadığı, dolayısıyla dosyadaki mevcut delillerin karar vermeye elverişli olmadığı görünmektedir.
Mahkemece yapılması gereken iş; dinlenen tanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın beyanları kapsamında davacının, davalı işveren yanında çalışmasının varlığı anlaşılıyor ise de çalışmanın dönem ve sürelerinin (Tam-kısmi süreli) belirlenebilmesi için,
dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı Mahkemece dinlenilmeyen diğer bordro çalışanları ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler (özellikle komşu işyeri olarak tespiti yapılan ... işyeri sicil no.lu .... işyerinde çalışmaları olan ve dinlenilmeyen başka bordro tanığı) resen saptanarak,
çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, yapılacak araştırma ile varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5080, K. 2025/9097, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama