KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5462 E., 2025/11414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2859 E., 2024/3552 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/116 E., 2024/126 K.
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 09.10.2017-05.01.2018 döneminde 5.500 dolar ücretle çalıştığını belirterek hizmet ve prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davacının kendi işçisi olmadığını, müvekkili şirkete ait iş yerinde çalışmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurumca tesis edilen işlemlerin kanun ve mevzuata uygun olduğunu, zamanaşımının gerçekleştiğini bildirerek davanın reddini savunmuşt
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 09.10.2017-05.01.2018 tarihleri arasında davalı .... bünyesinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak (5510 sayılı Kanun 4/1-a kapsamında) sigortalı olarak çalıştığının tespitine, davacının 09.10.2017-05.01.2018 tarihleri arasında davalı .... bünyesinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak (5510 sayılı Kanun 4/1-a kapsamında) sigortalı olarak aylık 5.500 USD ücret aldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esasdan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, kabul kararının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
5510 sayılı Kanun'un 5/g maddesinde " (Ek: 17/4/2008-5754/3 md.) Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki iş yerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.
Bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri halinde, 50. maddenin ikinci fıkrasındaki Türkiye'de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında isteğe bağlı sigorta hükümleri uygulanır. Bu kapsamda, isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.
(Ek cümle: 13/2/2011-6111/24 md.) Bu bent kapsamında yurt dışındaki işyerlerinde çalışan sigortalıların, bu sürede ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sayılır." hükmü ile aynı Kanun'un 10. maddesinde " 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c) bendinde sayılan sigortalıların mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak yurt dışına gönderilmeleri veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas çalışması nedeniyle yurt dışında bulunmaları halinde, bu görevleri yaptıkları sürece,
sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri devam eder. (Mülga ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/67 md.)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/4. maddesi; “zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.” hükmü gereği zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli süre içinde yazılması mümkündür.
Bu gibi hallerde de HMK.'nın 2 94... . maddelerine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile sonra yazılan gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur.
Kısa ve gerekçeli kararın birbirinden farklı olması kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK'nın değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır.
İnceleme konusu dosyada; davacı 09.10.2017-05.01.2018 tarihleri arasında 5.500 dolar ücret ile davalı şirketin Suudi Arabistan ülkesinde Yanbu şehrinde bulunan şantiyesinde inşaat şefi olarak çalıştığının tespitini talep etmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme karar gerekçesinde davacının 5510 sayılı Kanun'un 5/g maddesi gereğince kısa vadeli sigorta kolu olan iş kazası ve meslek hastalığı ile genel sağlık sigortası kapsamında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendine tabi olarak çalıştığını belirtmiş, hüküm kısmında davacının 09.10.2017-05.01.2018 tarihleri arasında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak
( 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında) sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar vermiştir.
Somut davada; hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı ve aynı zamanda gerekçe kısmında 5510 sayılı Kanun'un 5/g ve 10. maddesi birlikte değerlendirilmek suretiyle gerekçe kısmının da kendi içerisinde çelişkili hale getirildiği görülmektedir. Bu nedenle HMK 2 94... . maddeleri gereğince davanın yasal dayanağı usulünce belirlenmeli, elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5462, K. 2025/11414, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama