KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5532 E., 2025/12438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2339 E., 2025/51 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/75 E., 2022/160 K.
Karar Metni
1.015 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve dahili davalılar vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıların murisine ait iş yerinde 01.02.2008 ila 27.02.2012 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin kime yöneltildiğinin belli olmadığını, davacının çalışmasının bulunmadığını, çalıştığını iddia ettiği tarihten sonra adi ortaklığın kurulduğunu, davacının somut bir delil sunmadığını beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını tanık beyanları dışında yazılı belgeler ile ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasının kabulüne, davacının ''... Caddesi no:29 ... İzmir'' adresinde bulunan ve fer'i müdahil Kurumda ... ss numaralı dosyada işlem gören ... (ve ortaklığı) unvanlı '' ... Mamuller satışı'' işi işyerinde 01.02.2008 - 27.02.2012 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücret ile 1467 gün çalıştığı, 1467 günlük çalışmasının fer'i müdahil Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalılar vekili ile ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, 01.02.2008 - 27.02.2012 tarihleri arasında davalılara ait iş yerinde çalıştığının tespitine yönelik istem hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın kabulü kararına karşı istinaf dilekçesinde ileri sürülen husumete yönelik itirazların; önceleri davalıların murisi ...'na ait olup onun vefatından sonra ...
Ortaklığı adlı adi ortaklık tarafından işletilmeye devam olunan ... sicil numaralı unlu mamulleri imalat satış mahiyetli iş yerinin 21.12.1987 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olup ... Caddesi No:29 .../İzmir adresinde faal olması, muris ...'nun vefatından sonra çocukları ... ve ...'nun anneleri ...'dan yetki alarak ...
Ortaklığı adı altında bu iş yerini işletmeye devam etmiş olsalar da davacının çalıştığını ileri sürdüğü tarih aralığında ...'nun işveren konumunda olması, dolayısıyla ...'na, ...'na ve ...'na husumet yöneltilme nedeninin ...'nun mirasçıları olmaları sebebiyle olması, İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasında ... ortaklığına ait iş yeri adı belirtilerek tespit hükmü kurulmuş ise de dava konusu tarih aralığında ... sicil numaralı iş yerinin ... adına tescilli olması nedeniyle söz konusu yanlışlığın infazda tereddüte neden olacak nitelikte olmadığının düşünülmesi, diğer yandan Mahkemece ...
Ortaklığı adlı iş yerinden tespit hükmü kurulurken tüm davalıların yargılama giderlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının, tüm davalıların ...'ın iş yerinden bildirimi yapılmayan davacının istemi bakımından mirasçı olmaları sebebiyle sorumluluklarının bulunması ve bu nedenle taraflarına husumet yöneltilmiş olması nedeniyle yerinde görülmemiş, komşu iş yeri tanığı ...'ın ''...Benim çalıştığım iş yerim ... Mamüllerinin bitişiğiydi.
Davacı 2005-2010 yılları arasında çalışmış olabilir tarihleri net olarak hatırlamıyorum... davacı ...
Mamüllerinde 2010 yılından sonra ben çalışmadığım için davacının çalışıp çalışmadığını bilmiyorum, davacı iş yerinde kesintisiz olarak çalışmıştır...Aynı zamanda benim kızım davacı ile birlikte aynı iş yerinde çalıştığı için bu dönemde çalıştığını bilirim.'' şeklindeki, ...y'e ait ... sicil numaralı iş yerinden 08.09.2003-20.12.2010 tarihleri arasında çalışmaları bildirilen ...'in ''ben davalı işyerinde çalışmadım, 2003-2017 arası davalı işyerine yakın bir yerde ...’in apartmanında kapıcılık yaptım...davacının 01/02/2008 ile 27/02/2012 tarihleri arasında davalıya ait alsancak’ta bulunan işyerinde çalıştığı doğrudur davacı tezgahtardı,
ben kendisinden ekmek alıyordum'' şeklindeki, 31.10.2007 - 04.06.2012 tarihleri arasında davalıların murisine ait ... sicil numaralı iş yerinden çalışmaları bildirilen tanık ...'ın ''7-8 sene önce ayrıldım...4-4,5 sene çalıştım, atölyede hamur karması yaptım, gece çalışıyordum işyeri alsancak’ta idi...ben pınar isminde birisini tanıyorum ancak soy adı ...’mı bilemem, davacı herhalde benden sonra işe girdi işe giriş tarihini bilmiyorum,
davacı benden 1-2 ay önce ayrıldı ben davacıdan sonra ayrıldım'' şeklindeki beyanları ile 16.04.2008-23.08.2012 tarihleri arasında davalıların murisine ait iş yerinden çalışmaları bildirilen ...'in ''ben ...caddesinde bulunan davalılara ait işyerinde 2008-2012 yılları arasında çalıştım, davacı ...'ı tanımıyorum, ben davalı işyerinde tezgahtar olarak 4-4,5 yıl çalıştım...ben işyerinde çalışırken bir tane kız vardı, adını hatırlamıyorum, evlenecek olduğunu hatırlıyorum, kendisi ile ne kadar çalıştığımızı hatırlamıyorum...'' şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde davacının,
davalıların murisine ait unlu mamulleri imalat satış mahiyetli iş yerinde tezgahtar olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan 01.02.2008 - 27.02.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak fiilen çalıştığının ispatlandığı kanaatine varıldığından, davanın kabulüne yönelik kararda usul ve esas yönlerden hukuka aykırılık görülmemiş olup İzmir 9. İş Mahkemesince verilen 14.06.2022 tarih, 2017/75 Esas ve 2022/160 Karar sayılı ilâmına yönelik davalı ile dahili davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ve dahili davalılar vekili, husumet itirazlarını tekrarla, adi ortaklığın bir tüzel kişiliği bulunmadığından davada aktif ve ya pasif husumet ehliyeti de bulunmadığını, davalı olarak gösterilmeyen ortakların veya mirasçıların dahili davalı olarak davaya katılmaları ve haklarında hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, dahili davalı ...'nun, ... Ortaklığı nezdinde ortaklığının bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeni ile ... açısından pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, davalıya ait iş yerinde bir çalışmasının bulunmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, prime esas kazancın tespitinde salt tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, davacının çalışma olgusunu somut ve inandırıcı deliller ile ispatlaması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının, davalıların murisine ait iş yerinde 01.02.2008 ila 27.02.2012 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı, dahili davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5532, K. 2025/12438, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama