KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5566 E., 2025/12388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2974 E., 2024/4313 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 14. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/392 E., 2023/222 K.
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait iş yerinde 04.07.2009 - 07.06.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili, hem husumet hem hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının müvekkiline ait iş yerinde 18.08.2009 - 16.02.2010 tarihleri arasında çalıştığını, bu süreler haricinde herhangi bir çalışmasının olmadığını, davacının belirttiği iş yerlerinin hiçbirinin müvekkiline ait işletme olmadığını, bu iş yerlerinden sadece ...'nın müvekkiline ait olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, bu tür hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme kararına yönelik itirazlarının yeterince incelenmediğini, kısmen kabul kısmen red kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili, davacının çalışmalarının tam bildirildiğini, işverenin iş kapasitesi göz önünde bulundurulduğunda bildirimsiz çalışanının bulunmasının imkansız olduğunu, bilirkişi raporunun ve tanık ifadelerinin çelişkili olduğunu belirtmiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının davasının ispatlanamamasından dolayı reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5566, K. 2025/12388, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama