KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5623 E., 2025/16553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/92 E., 2024/282 K.
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen 30.05.2013 tarih ve 2011/753 Esas, 2013/539 Karar sayılı ilamın davacılar vekilince temyiz edilmesi neticesinde Kapatılan Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin ilamıyla kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece kararın bozulması üzerine bozmaya uymak suretiyle yargılamaya devam olunarak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı HMK'nun 373/4. maddesi; ''Yargıtay'ın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.'' hükmünü, Geçici 3/2. maddesi; "Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 4 27... . madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.'' hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. Diğer bir anlatımla, Yargıtay'ın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi ile Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta,Yargıtay 21.HD'nin 02/12/2013 tarih ve 2013/19640 Esas, 2013/22396 Karar sayılı ilamı ile;“...Öncelikle davacı vekilinin mazeret dilekçesinde duruşmaya katılmama gerekçesi yer aldığı gibi mazeret dilekçesinde yeni duruşma gününün UYAP sistemi üzerinden öğrenileceği ifade edilmiştir.
Dava iş kazasında vefat eden sigortalının haksahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkin olup davacı tarafın davanın sürüncemede kalmasında kural olarak menfaati bulunmamaktadır. Davacı vekilinin kötüniyetli bir biçimde davanın sürüncemede kalması için çaba gösterdiği kanıtlanmadıkça daha önce kabul edilen mazeret sonraki mazeretin reddi için başlıbaşına gerekçe olamaz.
Bunların yanında mahkemece İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/200 E. 2011/314 K. sayılı dosyasının Yargıtay'dan dönüşü de beklenmektedir. Ayrıca, davacı vekiline yenileme dilekçesi ile tebligat giderini karşılamak üzere kesin süre verilebilir.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında davacı vekilinin 31.05.2013 tarihli mazeret dilekçesinin "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" biçiminde açıklanan temel ilkeye aykırı ve kötüniyetli bir davranış olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin geçerli bir özrü bulunmasına karşın yetersiz gerekçe ile mazeret dilekçesinin reddi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
" gerekçesinden anlaşılacağı üzere dava dosyası ile ilgili olarak Yargıtay'ın esas yönüyle herhangi bir denetimi söz konusu değildir.
Bu itibarla, 19.09.2024 tarihinde verilen ve daha önce esas yönünden Yargıtay denetiminden geçmeyen kararın kanun yolu denetimi ''İstinaf'' olup, görevli merciinin Bölge Adliye Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5623, K. 2025/16553, 2 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama