KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5634 E., 2025/12411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/757 E., 2024/548 K.
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurumda ... sigorta sicil numarası ile işlem gördüğünü, müvekkilinin ilk çalışmaya başladığı ... ünvanlı iş yerine ait işe giriş bildirgesinde isminin ... olarak yazılması nedeniyle İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2003/470 E. sayılı dosyasından açılan davanın yargılaması sonucunda ... sigorta sicil numarasında geçen çalışmaların...’a ait olduğuna karar verildiğini, ... ünvanlı iş yerinin 1978 yılından itibaren ... San. ve Tic.
A.Ş. ünvanı ile faaliyetine devam ettiğini, davacının da 01.01.1978 tarihinden itibaren iş yerinde çalışmaya başladığını, çalışmasının 31.12.1988 tarihine kadar aralıksız devam ettiğini, ancak işveren tarafından davacıya ait işe giriş bildirgesinin ... sicil numarasıyla ... adına düzenlendiğini, müvekkilinin emeklilik için Kuruma başvurduğunda 01.01.1978-31.12.1988 süresi çalışmalarının sigortalı olarak değerlendirilemeyeceğinin bildirildiğini,
bu nedenle davalı Kurumda ... sigorta sicil numarasıyla işlem gören müvekkilinin ... sicil numarası ile işe giriş bildirgesi verilen 01.01.1978-31.12.1988 yılları arasında süresiz ve aralıksız davalı iş yerindeki çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davalı iş yerinin 15.01.1976 tarihi itibariyle kanun kapsamına alındığını, İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2003/470 E. sayılı dosyasının bu dava ile ilgisinin bulunmadığını, davacının iş yerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu tanık beyanları dışında resmi, sağlıklı ve yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, ücret konusunun titizlikle araştırılmasını, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağını, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili; davacının iddialarının 1978 yılının ilk 4 ayı dışında gerçek dışı olduğunu, iddialarının hak düşümü nedeniyle dinlenemeyeceğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava dosyasında .... yada ... sicil numarası ile ... ya da ... adına verilmiş işe giriş bildirgelerinin mevcut olmadığını, SGK kayıtlarında 1978 yılının 1 ve 2. dönemlerinde ... sicil numarası ile ... adına toplam 105 gün çalışmanın 15.04.1978 tarihinde de işten çıkışın olduğunun görüldüğünü davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli kararı ile Kurum kayıtlarında geçen 01.01.1978-15.04.1978 tarihleri arasındaki geçen çalışmalar nedeniyle davacı tarafın tespitinde hukuki menfaat bulunmadığından bu sürelere yönelik davanın reddine, davacı tarafın Kurum kayıtları dışındaki hizmet süresi yönünden çalışmalarını kesin ve net olarak ispat edemediğinden anlaşılmakla sabit olmayan talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince inceleme gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak 03.03.2021 tarihli kararı ile davanın reddine dair karar verilmiş, verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece eksik incelemeye dayalı kararın bozma ilamı içereğinde belirtilen gerekçelerle ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece MAhkemesince 2. bozma ilamına uyularak 17.02.2023 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece dava konusu 1978/1-15/04/1978 arası dönem 105 günlük çalışmanın, ... iş yeri sicil no.lu iş yerinden ... sicil nosu ile ... adına olmak üzere davacının kardeşi ...'un ... aynı sicil nosu ile hizmet cetvelinde gözüktüğü anlaşıldığından, bu dönem yönünden verilecek kararın ...'un da hak alanını ilgilendirdiğinden, ...'un HMK'nın 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle husumet yöneltmesi için mehil verilmeli; gösterecekleri bütün deliller toplandıktan sonra,
davacının açtığı ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılan İstanbl 8. İş Mahkemesinin 2003/470 E., 2005/679 K. sayılı dosya içeriği de gözetilerek yapılacak değerlendirme ile sonucuna göre bir karar verilmelidir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı 3. kez bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 01.01.1978-15.04.1978 tarihleri arasında 105 gün prime esas asgari kazanç ile davalı iş yeri bünyesinde çalışmış olduğunun ve bu çalışmaların davacıya ait olduğunun tespitine, davacı tarafın 16.04.1978 - 31.12.1988 tarihleri arasına ilişkin tespit talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; Getirtilen kayıtlar, dinlenen tanık beyanları ile reddedilen hizmet yönünden çalışmanın sabit olduğunu beyanla tam kabul kararı verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı …A.Ş vekili; Davacının kardeşi ...’un ve tanıkların beyanları ile çalışmanın kanıtlamadığını, davanın tümden reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı Kurum vekili; Yeterli inceleme ve irdeleme yapılmadığını, bozma gereğinin yerine getirilmediğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5634, K. 2025/12411, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama