KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5909 E., 2025/11652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/5044 E., 2025/116 K.
- İlk derece mahkemesi
- Karşıyaka 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/435 E., 2024/793 K.
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin Kuzey Irak'ta yer alan rafineri inşaatında kaza geçirerek yaralanmış olduğunu, davacının kazaya bağlı sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti ve davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talebiyle davalı Kuruma başvuru yapılmış olduğunu, Kurumca davacının işvereninin Kuzey Irak firması olduğu ve buna göre kazanın 5510 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı gerekçesiyle talebinin yerine getirilmemiş olduğunu beyanla dava konusu iş kazasının 5510 sayılı Kanuna tabi iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; resmi kayıtlarda görüleceği üzere davacının davalı şirket çalışanı olmadığını, resmi kayıtların aksine iddiada bulunan davacının bu iddiasını ispat etmesinin zaruri olduğunu, bunun yanında davacının kusura yönelik iddiaları kabul edilemeyeceği gibi manen uğradığı zarara yönelik taleplerinin de fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
2-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının kazaya bağlı sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti ve davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talebiyle davalı Kurumlarına başvuru yapılmış olduğunu, ancak Kurumca davacının işvereninin Kuzey Irak firması olduğu, buna göre kazanın 5510 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı gerekçesiyle talep gereğinin yerine getirilmemiş olduğunu, öte yandan davacının davasında taraf ehliyeti oluşmadığından, davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ...
Firmasının taşeron olduğu Kuzey Irak şantiye sahasında çalıştığının açık olduğu, yasal mevzuat gereği, davalı şirketin çalışanı olmadığı gibi davalının işveren olduğu Kuzey Iraktaki şantiyede çalıştırılmak için götürüldüğünün (her iki taraf tanıklarının beyanlarında da geçtiği üzere) ve daha sonra Türkiye'ye geri döndüğü, davacının davalı şirket adına geçici görevli olarak gönderilmediği, emsal Yargıtay incelemesinden geçen dosyalarda da belirtildiği üzere Kuzey Irak bölgesi ile sosyal güvenlik sözleşmesinin bulunmadığı,
davacının Türkiye'de iş yeri olmayan doğrudan yurt dışındaki iş nedeniyle işe alındığı ve o ülkenin mevzuatına tabi olacağından ve 5510 sayılı Kanun 4/1-a kapsamında sigortalı sayılamayacağı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Karşıyaka 3. İş Mahkemesinden verilen 12.11.2024 tarih, 2024/435 Esas ve 2024/793 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalı Kurum tarafından dosyaya bildirildiği şekliyle davalı Havatek firması ile davalı firmanın işi yürütmek için ... Özerk Bölgesinde kurduğu ... Oil Energy firması arasında asıl - alt işverenlik sözleşmesi kurulduğunu, davacının bu işte çalışmak üzere ... firması tarafından götürüldüğünü, bir kısım belgelerde ... kaşesinin olduğunu, buna göre olayın iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yurt dışında çalışırken geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5909, K. 2025/11652, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama