KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/6011 E., 2026/1279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/785 E., 2024/3021 K.
- İlk derece mahkemesi
- Alanya 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/119 E., 2023/151 K.
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 2005 yılından 15.03.2012 tarihine kadar aralarında birlikte istihdam ilişkisi ve organik bağ olan davalı şirketler nezdinde muhasebe müdürü olarak eksik çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özet olarak; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının ....
A.Ş.'ye ait ...'de çalıştığını, diğer şirketlerle hiçbir bağı bulunmadığını, diğer şirketlere yöneltilen husumete itiraz ettiklerini, davacının iddialarının kabul edilebilir tarafı bulunmadığını, iş akdinin ikale sözleşmesine binaen sona erdiğini, hesabına 16.959,90 TL ödendiğini davacının kıdem ve ihbar tazminatı bordrosundan anlaşılacağı üzere tüm alacaklarının hesaplanarak ödendiğini, davacının söz konusu bordroyu ihtirazı kayıt koymadan imzaladığını ve kabul ettiğini, davacının şirkette depo sayımı ve fişlerin bilgisayara işlenmesi görevlisi sıfatıyla çalıştığını,
sunulan iş akdinden görüleceği üzere davacının şirketteki görevi ile beyanının çeliştiği, davacı sigorta primlerinin eksik yatırıldığını iddia etmekle birlikte işin niteliği gereği sezonluk çalışmasının söz konusu olduğunu, sezon süresi içerisinde tüm işçilerin primlerinin düzenli olarak yatırıldığını, müvekkilin bir otel işletmesi olduğunu, iş kolunun niteliği gereği mevsimlik çalışmanın doğal olduğunu, 2005 yılında işletmede değişiklik yaparak bu tarihten itibaren sezonluk çalışmaya geçtiğini, sunulan belgeler, hizmet sözleşmesi,
işe giriş çıkış bildirgeleri ve iş kolunun niteliği ve görev yeri de dikkate alındığında davacının mevsimlik çalıştığının görüleceğini, iş yerinde sezonluk çalışma yapıldığını, işçi özlük dosyasında bulunan belgelerden askıya alma işlemlerinin belli bir düzen dahilinde olduğu ve iş yerinin sezonluk olduğu ve davacı dahil hemen hemen her işçinin sezonluk çalıştığının izahtan vareste olduğunu , müvekkil şirkette kışın çalışma olmadığı göz önüne alındığında sezon dışında sürekli bir çalışma olmasının imkansız olduğunu , sigortaya yapılan bildirimler dışında başka bir çalışmanın söz konusu olmadığını ,
ücretsiz izin talebi konulu ve 30.10.2010 tarihli evrakta açıkça görüldüğü üzere , hizmet akdinin sezon sonunda askıya alınmasına ve sezon başında gelip tekrar işe başlamaya ... gösterdiğini belirttiğini ve herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan imzaladığını , davacının en başından beri otelde sezonluk çalışma olması nedeniyle sadece çalıştığı döneme ilişkin sigorta primlerinin yattığını bildiğini, sigortaya yapılan bildirimler dışında çalışması bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
2.Fer'i Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, e davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının talebinin kesin ve açık olmadığını, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı .... A.Ş. ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu karar verilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin davacı müvekkilinin sigorta prim günlerini eksik olarak hesaplamış olduğunu, davalı şirketler arasında organik bir bağ bulunmasına karşın davalı ... Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6011, K. 2026/1279, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama