KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/6204 E., 2025/12057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2055 E., 2025/281 K.
- İlk derece mahkemesi
- Sivas 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/101 E., 2022/198 K.
Karar Metni
1.037 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde: davacının, ... ile olan evliliğinden ... isimli bir kızı olduğunu, ...’ın, babası davalı ...’ın yanında yevmiyeli olarak hizmet akdi ile inşaat işçisi olarak çalışmaktayken 07.04.2018 tarihinde iş kazası sonucu vefat ettiğini, kendileri ile aynı ilçede yaşayan ...’ın bina tamirat işinin 03.11.2017’de alınıp, 2018 yılı Mart ayının sonunda teslim edildiğini, 03.11.2017-31.03.2018 tarihleri arasında ...’ın aralıksız olarak işçi sıfatıyla çalışmasına karşın 03.11.2017-30.11.2017 tarihleri arasında sigortalı gösterildiğini,
30.11.2017-01.04.2018 tarihleri arasında da davacının murisi ...’ın ... işyeri sicil numaralı işyerinde günlük net 100,00-TL aylık net 3.000,00-TL ücret ile çalıştığını ifade ile iş bu sürelerde 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortalı sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Anahtar teslimi şeklinde inşaat onarım işleri ile uğraştığını, ...’ın da dahil olduğu birkaç çalışanı ile birlikte işleri yürüttüğünü, diğer işçilerle birlikte oğlu ... un da sigortasını yaptırdığını, 03.11.2017 tarihinde başladıkları ...’ın bina işini 30.11.2017’de tamamladıklarını, ancak sonrasında aynı kişinin ek işinin çıkması nedeniyle aralıksız olarak 01.04.2018 tarihine kadar işe devam ettiklerini, oğlu ... ile birlikte bütün çalışanların 01.04.2018 tarihine kadar ücretlerini ödediğini, ... un sigortasının 30.11.2017’de işin bitmesi nedeniyle kapatıldığını, ek işte ...'un da çalışmasına rağmen ihmali nedeniyle sigorta bildiriminin yapılmadığını, bu durumun bilgisizliği kaynaklı olduğunu ifade ile gereğinin yapılmasını” talep etmiştir.
2. Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; ...’ın talep edilen dönemlere ilişkin çalışmasının bulunmadığını, Yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda davacının çalışmasına ilişkin delillerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini, fer’i müdahil olan SGK aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ifade ile davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre; her ne kadar dinlenen tanıklar müteveffanın davalının yanında yevmiye ile çalıştığını beyan etmiş ise de ... ile davalı arasında baba oğul ilişkisinin bulunması sebebiyle söz konusu tanık beyanlarının işçi işveren ilişkisini ispata yeterli olmadığı, yapılan araştırmalar neticesinde ... ile davalı arasında işçi işveren ilişkisini ispata yarayacak banka kayıtları vb. herhangi bir yazılı belgenin tespit edilemediği, davalı ile müteveffanın baba oğul olduğu nazara alındığında;
davalının, oğlunun sosyal güvenceden yoksun kalmasına neden olacak şekilde hizmet süresini bildirmemiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, Yargıtayın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu, (Yargıtay 21. HD. E: 2019/4701, K: 2020/2017) bu nedenlerle ... ile davalı arasındaki ilişkinin adi ortaklık olduğu kanaatine varılmakla davacının davasının reddine dair karar vermek gerekmiş, ayrıca Ankara BAM 11. Hukuk Dairesi, 2019/160 Esas, 2019/2376552 Karar sayılı "6552 Sayılı Kanunun 64. maddesi ile değişik 5521 Sayılı Kanununun 7/4.
Maddesinde (aynı yönde 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 4/2. maddesi) “ Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabilir.
Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemeye göre, dava tarihi dikkate alındığında fer'i müdahil konumunda bulunan ve davanın tarafı olmayıp leh ve aleyhine hüküm kurulması hukuken mümkün bulunmayan SGK lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin sonuç itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla,..." içtihadı da nazara alınarak feri müdahil lehine vekalet ücretine hükmedilmeyerek davanın reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davanın kısmen ıslahı ile 01.04.2018-07.04.2018 tarihleri arasında ... ...’ın, davalı ...’a ait işyerinde aylık net 3.000,00 TL ile çalıştığının tespiti ile bu tarihler arasında müteveffanın 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesi talep edilmiş ise de tanık beyanları dışında davacının bu iddiasını destekler nitelikte delil sunulmadığı,
hizmet tespiti talebine ilişkin 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesi kapsamında ve prime esas kazancın tespiti talebine ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 200 ve 202. maddeleri kapsamında yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sunulmamış olduğu,
SGK Suşehri Rehberlik Sosyal Güvenlik Merkezinin 26.09.2022 tarihli yazısı ile SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 15.05.2019 tarihli inceleme raporu da dikkate alındığında davacının davasını ispatlayamamış olduğu anlaşılmakla, Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamakta olup bu nedenlerle istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1-Davacının murisi ...'ın, davalı ... yanında hizmet akdine dayalı ücret karşılığı İş kanununa tabi işçi olarak çalıştığının kabulü gerekirken, Mahkemece çalışma olgusunun ortaya konulmadığı, somut ve yeterli delilin bulunmadığı şeklindeki değerlendirme dosya kapsamına uygun olmadığını, davanın kabulü gerekirken, davanın reddi yönünde karar verilmesinin gerçek duruma, dosya kapsamına uygun olmadığını,
2-Zira, aynı taraflar arasında Sivas 1. İş mahkemesinde 2021/ 157 E ile derdest olan SGK ve diğer işveren ... aleyhine açılan kazanın iş kazası olduğunun tespiti davasında; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, kazanın iş kazası olduğu tespit edildiğini, ( Sivas 1. İş mah. 2021/ 157 E sayılı iş kazası tespiti dava dosyasına sunulan bilirkişi heyetinin 11.06.2022 tarihli raporu )
3-Eldeki dava dosyasında davacının murisi sigortalı ...'ın, davalı ... yanında hizmet akdine dayalı olarak 30.11.2017- 07.04.2018 tarihleri arasında ücret karşılığı işçi olarak çalıştığının kabulüne yeterli delil mevcut olduğu halde, Mahkemece yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti ile prime esas kazancın tespiti talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6204, K. 2025/12057, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama