KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/6579 E., 2025/12807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1890 E., 2025/633 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/194 E., 2023/167 K.
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin oğlu ... 'nun, Barış Pınarı Harekâtı kapsamında operasyon nedeniyle 12.10.2019 günü ....
Zırhlı Tugayında geçici olarak görevlendirildiğini ve bu tarihten sonra Suriye bölgesinde kurulacak olan geçici üs bölgesinde ve çevresinde mayın arama dedektörü işletmeni olarak mayın arama tarama faaliyetlerinde bulunduğunu, 03.11.2019 günü müteveffaya verilen emir doğrultusunda Suriye’de bulunan M4 karayoluna yakın PKK/PYD terör örgütlerinin kontrolü altında olan bir köyün tepe noktasında bulunan meskûn mahalde yapılan aramalar sırasında tim komutanı İs. Asb. Kd.
Çvş. ... ’in mayın/EYP’ye basması sonucunda yakın mesafede bulunan tim komutanı ve 2 adım arkasındaki ... nda yaralanma meydana geldiğini, ... ’nun ise yüksek basınçtan dolayı beyninde hasar oluştuğunu ve beyin omurilik sıvısı dolaşım yollarında çatlama ve bir takım hasarlar meydan geldiğini, müteveffannı 03.11.2019 tarihinden 25.01.2020 tarihine kadar farklı hastanelerde yapılan tedavilere rağmen 25.01.2020 tarihinde hayatını kaybettiğini ve şehit olduğunu, 30.12.2019 tarihinde müteveffanın sözleşmesinin “kendisinden istifade edilememe” sebebiyle feshedildiğini,
ancak bu fesih işleminin Denizli İdare Mahkemesinin 2020/568 E. 2021/1466 K. sayılı karar ile iptal edildiğini, Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilen şehit sayılmama işleminin Ankara 6. İdare Mahkemesinin 2020/722 E. 2021/1403 K. sayılı karar ile iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, müteveffanın vefatı ile görev sırasında maruz kaldığı patlama arasında illiyet bağı olduğunun sabit olduğunu, başvurunun reddine yönelik kurum işleminin iptali ile müteveffanın vazife malulü (şehit) statüsüne alınarak davacılara ilgili hakların verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerde hata olmadığını, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık davacılar murisinin vazife malulü olduğunu tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, yasal haklarının ödenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6579, K. 2025/12807, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama