KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7033 E., 2025/10221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/398 E., 2025/519 K.
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/12 E., 2022/155 K.
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, ilk işe giriş bildirgesi tarihi olan 15.08.1991 tarihinin davalı SGK tarafından sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini, bu nedenle davacının 15.08.1991 tarihinde 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve 15.08.1991 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde,davacının çalışmasının Kurum kayıtlarında mevcut olmadığını, kurum kayıtlarında yer almayan çalışma iddiasını aynı değerde yazılı delille ispatı gerektiğini belirterk davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.08.1991 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 6, 79., 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.
Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı .../bina inşaatı ünvanlı işverenin .... sicil no.lu iş yerinden 15.08.1991 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, iş yerinden 1991 yılında bordro verilmediği ve 1989-1999 arasında kanun kapsamında olduğunun bildirildiği, inşaata ilişkin gelen yapı kullanım izin belgesinde inşaatın 11.10.1989-28.12.1992 tarihleri arasında yapıldığının anlaşıldığı, emniyet, belediye ve vergi dairesi aracılığıyla komşu iş yeri araştırmasının yapıldığı bir tespitin olmadığı, SGK aracılığyla komşu iş yeri araştırmasının yapılmadığı,
davacı asilin beyanında mermer silim işi yaptığını dava konusu iş yerinde 45 gün kadar mermer silim işinde çalıştığını, .. ... isimli arkadaşının da kendisi gibi mermer silim makinesi kullandığını bu kişinin vefat ettiğini, müteahitin ... .. olduğunu, kendisini işe ... .. götürdüğünü, ...'ın kendileriyle birlikte çalışmadığını, aynı inşaatta ... ile birlikte çalıştığını ve onların mermer silim işi yapmadıklarını, onların mermer döşeme işi yapıtıklarını, onların ücretlerini de ... ödediğini beyan ettiği, ...diye birini tanımadığını beyan ettiği, davacı tanığı olarak ... ile ...'ın dinlendiği,
...'ın 15.08.1991 tarihli 02058 sicil no.lu ........ iş yerinden işe giriş bildirgesinin olduğu, ...'in ise iş yerinden bildiriminin olmadığı, işe giriş bildirgesinin olup olmadığının da araştırılmadığı, davacı asilin beyanında bahsettiği ... .. da dinlenmediği, böylelikle anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, SGK aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı,
komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı,dinlenen davacı tanığı ...'in dava konusu iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgesinin olup olmadığının da sorularak varsa celbedilerek beyanı denetlenmeli, davacı asilin beyanında belirttiği ... ... 'nın da beyanı alınmalı,
böylelikle,toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7033, K. 2025/10221, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama