KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7336 E., 2025/10192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1813 E., 2025/158 K.
- İlk derece mahkemesi
- Adıyaman 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/123 E., 2024/231 K.
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde, sigorta başlangıç tarihinin 08.03.1999 tarihi hizmetinin tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde, davacı tarafın öncelikle talebi hakkında müvekkili Kuruma yazılı olarak müracaat etmesi gerekirken, doğrudan dava açması nedeniyle Mahkemenin davanın esasına girmeden davayı usulden reddi gerektiğini, Mahkemenin davanın esasına girerek davayı kabul etmesi halinde ise müvekkili Kurum dava açmaya sebep olmadığından ve müvekkili Kurumun yasal hasım olması karşısında müvekkili Kurum aleyhine yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekalete hükmedilmemesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Kurum yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ilk işe giriş tarihinin 08.03.1999 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 6, 79., 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ...-Özel Bina İnşaatı ünvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden 08.03.1999 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan iş yerinin konut inşaatı mahiyetinde olup 08.08...2006 tarihlerinde Kanun kapsamında olduğu, iş yerinin 1999 1-3. dönem bordrolarının geldiği, dava konusu 1. dönem bordrosunda yer alan tek sigortalı olan ...'ın dinlendiği, davacıyı tanımadığı,
öte yandan 2. ve 3. dönem bordrosunda yer alan ... ile ...'nun da dinlendiği ve anılan sigortalıların da davacıyı hatırlamadıkları, sadece emniyet vasıtasıyla komşu iş yeri araştırması yapıldığı ve komşu iş yeri tespit edilemediği, davacı tanığı olarak iş yerinin muhasebecisi olduğunu beyan eden ... 'un davacı tanığı olarak dinlendiği,
davacı asilin verdiği beyanında, iş yerinde sadece işe girişinin yapıldığı günde çalıştığını 2. günde işin ağır olması nedeniyle işten ayrıldığını inşaatın sıva aşamasında olduğunu beyan ettiği, öte yandan inşaat iş yerinin dava konusu tarihteki fiilen varlığının tespitini teminen inşaat ruhsat ve iskan bilgilerinin araştırılmadığı, komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, böylelikle Mahkemece davacı tanık beyanı ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre Mahkemece, öncelikle davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat mahiyetinde olması karşısında,söz konusu iş yerinin inşaat konulu olması nedeniyle, inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri, su, elektrik abonelik bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, vergi, belediye, SGK ve emniyet aracılığıyla yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,
sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bu şekilde komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı böylelikle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7336, K. 2025/10192, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama