KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/747 E., 2025/6369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/142 E., 2024/232 K.
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.03.2011-24.08.2011 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde 750,00 TL ücretle temizlik görevlisi olarak çalıştığını, ancak sigorta primlerinin yatırılmadığını ileri sürerek, davacının 01.03.2011 – 24.08.2011 tarihleri arasında Kuruma bildirimi yapılmayan hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun yöntemince ispatlanması gerektiğini gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.01.2016 tarih ve 2015/150 E. - 2016/23 K. sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 01.05.2011-24.08.2011 tarihleri arasında asgari ücret ile 113 gün süreyle çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 02.10.2017 tarih ve 2016/5017 - 2017/7114 E.K. sayılı kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı tarafından, davalı şirkete ait işyerinde temizlik işleri ve yemek servisi yaptığının iddia edildiği, davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen işe giriş bildirgesi ve davalı Kuruma bildirilen çalışma bulunmadığı,
davalı şirket adına 12.06.2009 – 30.04.2010 tarihleri arasında 506 ve 5510 sayılı Kanunlar kapsamında bulunan ( ... ) sicil numaralı lokanta işyeri ile 25.02.2010 tarihinde Kanun kapsamına alınan ( ... ) sicil numaralı akaryakıt istasyonu olarak faaliyette bulunan işyerleri bulunduğu, Mahkemece re'sen bordro tanığı dinlenilmediği, komşu işyeri tanıklarının da araştırılmadığı, davacı vekilinin delil olarak sunduğu belgelerden; davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinde aşçı olarak çalışan ... 'nın kullandığı araç içerisinde davacı da bulunduğu halde, 24.08.2011 tarihinde, saat 21:30 sıralarında kaza geçirdiklerinin anlaşıldığı,
araç içerisinde bulunanların emniyet ifadelerinde; olay gecesi davacı ve diğer bir kaç işyeri çalışanının servisi kaçırdıkları için ... 'dan kendilerini ... ilçesine bırakmasını istedikleri ve yolculuk sırasında kaza geçirdikleri yönünde beyanlarda bulundukları, davacı vekilince talep sonucunun değiştirilmesinin usulüne uygun yapılmadığı, somut olayda, talep edilen dönemde fiili çalışma bulunup bulunmadığı hususu tereddüte mahal bırakmayacak derecede açıklığa kavuşturulmadan, öte yandan;
davacı vekilinin talep sonucunu usulüne uygun bir şekilde değiştirmediği göz ardı edilerek ve bu itibarla talep aşılarak sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, Mahkemece yapılacak işin; re'sen seçilecek bordro tanıklarını dinlemek, zabıta marifeti ile talep edilen dönemde davalı şirkete ait işyerine komşu işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş kişileri tespit ederek dinlemek, davacı vekilince delil olarak sunulan belgelerden.
24.08.2011 tarihinde meydana gelen kazada araç içerisinde bulunduğu anlaşılan kişileri dinlemek ve toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibaret olduğu belirtilerek, eksik inceleme ve araştırma ile verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 02.07.2024 tarih ve 2019/142 - 2024/232 E.K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... isimli iş yerinde 20.05.2011-24.08.2011 tarihleri arasında tam zamanlı olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun davacı taraf tanık beyanlarına göre hazırlandığını, nitekim bahsi geçen tanıkların davalı şirketle husumetli olduğunu, devam eden davalarının bulunduğunu, dosya kapsamında davacının davalı şirkette çalıştığına dair hiçbir somut delilin bulunmadığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça eylemli ve gerçek çalışmanın ispatlanamadığını belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2.İnceleme konusu eldeki davada, her ne kadar Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar yerinde ise de 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re'sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceğinin düzenlendiği,
eldeki davanın ise 13.11.2013 tarihinde açılmış olması karşısında, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davalı sıfatın haiz olduğu belirgin olup, davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde yargılama giderlerinin tamamından davalı tarafların sorumlu tutulması ve ayrıca 13.11.2013 olan dava tarihinin karar başlığında 26.08.2015 olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3.Ne var ki bu hataların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Mahkemenin gerekçeli karar başlığında dava tarihi karşısında yer alan "26.08.2015" ibaresinin silinip yerine "13.11.2013" yazılmasına,
2.Mahkeme hükmünün 4 numaralı bendinin silinip yerine "Davacı tarafından yapılan toplam 2.755,80 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.377,50 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına" yazılmasına,
3.Mahkeme hükmüne 7. bent olarak "Davalılar kendilerini avukat ile temsil ettirdiğinden dosyanın karara çıktığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile eşit oranda davalılara verilmesine" yazılmasına ve hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/747, K. 2025/6369, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama