KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7521 E., 2025/13752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1876 E., 2025/729 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 61. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/225 E., 2023/217 K.
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi müteveffanın vazife malulü olduğunun tespiti ve davacıya vazife malulü aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacılar murisi ... 'ın 5510 sayılı Kanun 47. maddesinin 5. fıkrasına göre vazife malulü olduğunun tespitine, davalı Kuruma başvuru tarihi itibariyle vazife malulü aylığı bağlanmasına, gecikmiş aylıkların ve ikramiyelerin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davanın reddinin gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının vazife malulü sayılması gerektiği ve davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi ile Kurum kayıtları, tanık beyanları, raporlar ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7521, K. 2025/13752, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama