KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7572 E., 2025/13344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/507 E., 2025/690 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 13. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/234 E., 2024/32 K.
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işverenliğe ait iş yerinde 2004 yılında “Satın Alma Müdürü” olarak işe başladığını, iş akdinin sona erdirildiği 06.01.2022 tarihine kadar da, aynı görevle kesintisiz şekilde çalışmasını başarıyla sürdürdüğünü, kıdemli, kalifiye, üst düzey bir çalışan olduğunu; müvekkilinin sigorta primine esas aylık net kazancının, 2013 yılında 2.210 TL, 2014 yılında 2.410 TL, 2015 yılında 2.815 TL, 2016 yılında 3.500 TL, 2017 yılında 3.500 TL, 2018 yılında 4.500 TL, 2019 yılında 7.000 TL, 2020 yılında 8.000 TL, 2021 yılında (01 Ocak- 31 Ekim arası) 8.000 TL olarak tespiti ile bu rakamların prime esas kazanç tutarları olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Mühendislik Tic. San. Ltd. Şti. tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Somut uyuşmazlıkta, tespiti istenen brüt ücret miktarlarının senetle ispat sınırının üzerinde olduğu, davacının banka hesabına her ay düzenli şekilde, ücret dışında bankamatikten para yatırıldığı iddia edilmiş ve bu iddia davacı tanıkları tarafından teyit edilmiş ise de, bu paraların davacının aylık ücretine ilişkin olarak ve davalı işveren tarafından yatırıldığını ortaya koyan yazılı bir delilin olmadığı, yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir belge de sunulmadığından, salt tanık beyanları üzerinden prime esas kazanç tespit edilemeyeceği, bu haliyle İlk Derece Mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle,
Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, emsal ücretin tespitine yönelik gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığını,
Yine davalı şirkete ait ticari defterlerin ve cari kayıtların incelenmesi halinde çalışanlara ödenen ücretlere ilişkin düzenli nakit çıkışlarının ve özellikle davacının ücretinin asgari ücretin üzerinde kalan kısmının elden veya kimlik numarası ile ATM'den yatırıldığının tespit edilebileceğini, şirketin ticari defterlerinin incelenmemesinin, delillerin eksik değerlendirilmesi sonucunu doğurduğunu ve davacının hak arama hürriyetini zedelediğini,
Tanıkların işyerindeki genel uygulamanın ücretlerin asgari ücrete denk kısmının banka aracılığıyla, kalanının elden ödenmesi şeklinde olduğunu beyan ettiklerini,
Davacının banka kayıtlarından her ayın ilk haftasında asgari ücretin havale yoluyla ödendiğinin, ayın 20'si ile 30'u arasındaki bir tarihte ise kalan ücret tutarının bankamatik aracılığıyla düzenli olarak yatırıldığının görüleceğini,
Öte yandan, davacının gerçekte aldığı son ücret olan aylık net 8.000 TL, 2021 yılı Kasım ayından itibaren gerçek tutar üzerinden bordrolaştırıldığını, davalı işveren tarafından, normalde asgari ücretle çalıştığı iddia edilen davacının ve diğer tüm işçilerin banka hesabına, son 2,5 aylık dönemde, yani 01.11.2021 tarihinden itibaren, gerçek ücretlerinin tam olarak yatırıldığını, en azından Yerel Mahkemece 01.11.2021 tarihinden itibaren, tüm işletmede yaşanan SGK kayıtlarındaki büyük değişimin incelenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7572, K. 2025/13344, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama