KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7766 E., 2025/11127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/441 E., 2024/1595 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 13. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/75 E., 2022/337 K.
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 11.06.2014 tarihinde saat 14:30 sıralarında Kurum denetmeni ... tarafından emekli olduğu iş yeri ile ilgili bir takım sorular sorulduğunu, belli bir süre sonra emekli maaşının usulsuz prim ödeme gerekçesiyle kesildiğini, uygulanan haksız işlemin iptali ve emekli maaşının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması için davalı Kuruma 11.04.2017 tarihinde çekilen ihtarnamenin cevapsız bırakıldığını beyanla, müvekkilinin yasaya uygun olarak emekli olduğunun tespiti ile emekli maaşının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı asilin 11.06.2014 tarihinde denetmene verdiği beyanlarda, dava dışı...Şirketinde çalışıp çalışmadığını, bu iş yerine ilişkin adres olsun, çalışanlar olsun, şirket ortakları ve yetkilileri olsun herhangi bir şey hatırlamadığı ve mesleğinin bayan kuaförlüğü olduğunu ve sinirsel rahatsızlığı nedeniyle işi bıraktığını beyan ettiği, Mahkeme huzurunda 26.10.2020 tarihinde verdiği beyanında ise dava dışı şirkette getir götür işi ve ayakçılık yaptığını beyan ettiği, ancak yine hangi tarihleri arasında çalıştığını, hangi adreste çalıştığını hatırlayamadığını ifade ettiği,
her ne kadar Mahkeme huzurunda verdiği beyan tarihi dikkate alındığında aradan uzun zaman geçmiş kabul edilebilir ise de, denetmene 2014 yılında verdiği ifadede yaklaşık 7-8 ay kadar çalıştığı iş yerini ve iş yeri adresini, çalışanları, ortakları hatırlayamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, her ne kadar denetmenin kendi kafasına göre ifade tutanağını yazdığını beyan etse de, ifade tutanağının altındaki yazı ve imzayı inkar etmediği, denetmenin belirttiği şekilde ifadesini yanlış geçtiğine dair bir delillin ortaya konulamadığı, denetmen ile davacı arasında bir husumetin de söz konusu olmadığı,
dosya kapsamında sigortalılığı iptal edilmeyen bordro tanıklarının davacıyı tanımadıkları, yine şirketin denetmen raporunda geçen sigortalılığın iptal edildiği dönemde Anadolu Mah. ..............Sokak No:26/1 Yıldırım/Bursa adresindeki tescilli iş yeri ve Kuruma tescili bulunmayan ........... Mah....... Cad. ...
Sokak No:43 ............/Bursa adresindeki şube iş yerine komşu iş yeri sahibi ve çalışanların araştırıldığı, tespit edilen komşu tanıklarının dava dışı iş yerini tanımadıkları gibi davacıyı da tanımadıkları, davacı tanıkları ..., ... ile ...'ın davacının çalıştığı iş yeri ile ilgili bilgi sahibi olmadıkları, ifadelerin soyut kaldığı, davacı tanığı Şenol Tenekecioğlu'nun davacının akrabası olduğu, diğer tanık ...'ın da şirket ortağı olduğu ve davanın kazanılmasında hukuki menfaatinin olacağı anlaşıldığından beyanlarına itibar edilmemiş, dosya kapsamında somut delillerle denetmen raporunun aksinin ortaya konulamadığı,
davacının dava dışı...Teks. San. Tic. Ltd. Şti'ye ait 1127404 sicil numaralı iş yerindeki 05.03.2008-2008/10 tarihleri arasındaki çalışmalarının ortaya konulamadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali ile tespit istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 86., 59. madde hükümleri ile Kurum kayıtları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7766, K. 2025/11127, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama