KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7870 E., 2025/12072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2165 E., 2025/26 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/46 E., 2023/289 K.
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı işverene ait iş yerinde 30.07.2015 tarihinde geçirdiği iş kazasının ve kaza neticesi oluşan sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine yönelik karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... San. Tic.
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle davacının 30.07.2015 tarihinde müvekkili şirkette çalışırken iş kazası geçirerek sağ kolunda yanık meydana geldiğini ve bu nedenle maluliyetin tespitini talep etmişse de davaya konu iş kazası sebebiyle davacı tarafın herhangi bir maluliyeti bulunmadığından maluliyetin tespitine ilişkin haksız talebin reddini talep ettiklerini, esasen davacı tarafın müvekkiline karşı Kayseri 3. İş Mahkemesinin 2015/723 Esas sayılı dosyası ile açmış bulunduğu maddi ve manevi tazminat davasında,
kaza sebebiyle kendisine maluliyet oluştuğuna ilişkin herhangi bir iddia da bulunmadığı maluliyet sebebiyle bir tazminat talebinde de bulunmadığını, bu nedenle açmış bulunduğu tazminat davasında maluliyet istemi olmadığından eda davası açıldığı halde tespit davası ile maluliyetin tespitini talep etmesinin HMK’ya aykırı olduğunu, dava konusu kazanın meydana geldiğinde müvekkili şirketçe iş kazasına ilişkin vizite kağıdı düzenlenerek davacının hastaneye iş kazası sebebiyle sevk edildiğini ve hastanede yapılan yanlışlık sonucu hazırlanan raporda tamamen hastanenin hatası sonucu iş kazası değil hastalık raporu verildiğini,
bu rapor tarihinin bitmesinden sonra verilen ikinci raporda da iş kazası raporu verildiğini, esasen müvekkili şirketin verdiği vizite kağıdı ile olayın iş kazası olduğunun bildirildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumuncada iş kazasının süresinde bildirilmediğinden bahisle müvekkili şirkete ceza kesilerek dava konusu olayın iş kazası olarak işlem gördüğünü, bu nedenlerle davacı tarafın davasının konusuz olduğunu göstermekle haksız davanın reddine yönelik karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "A) İş kazasının tespiti talepli davanın kabulü ile Davacının 30.07.2015 tarihinde davalı iş yerinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, B)Davacının davasını maluliyet oranının tespiti talebi yönünden HMK 123 maddesi uyarınca geri aldığı anlaşılmakla dava hakkında bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasının ve sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7870, K. 2025/12072, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama