KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7943 E., 2025/14939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/120 E., 2025/402 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ergani 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/216 E., 2024/434 K.
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının 05.06.1994-24.11.2012 tarihleri arasında davalı Bakanlık bünyesinde köy korucusu olarak çalıştığını ancak sigorta primlerinin ödenmediğini beyanla, belirtilen tarih aralığında geçen hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili, 442 sayılı Kanun kapsamında geçici köy korucularının görevlendirildiğini, yine 5510 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesinde yürürlük tarihi itibariyle düzenlemeye yer verildiğini, davacı taleplerinin haksız olduğunu, mevzuat gereği zorunlu sigortalılığın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı Bakanlık adına cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "442 sayılı Köy Kanunu'nun ek 16, ek 17, ve ek 18. maddeleri, geçici köy korucuları hakkında uygulanacak diğer yasal düzenlemeleri içermektedir.
Yine, 5673 sayılı Kanunla 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74. maddesine yapılan değişiklik ile “Geçici köy korucusu olarak çalıştırılanlar, bu çalışmalarından dolayı 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun uygulanmasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmazlar.” hükmü ile geçici köy korucularının bu statü dışında bırakıldıkları açıkça ifade edilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından 05.06.1994-24.11.2012 tarih aralığında davalı Kurum bünyesinde köy korucusu olarak çalışma sergilendiği, ancak sigorta primlerinin ödenmediği iddiası ile belirtilen tarih aralığında geçen hizmetlerin tespiti talebinde bulunulduğu; davacıya ait hizmet cetvelinin, davalı Bakanlık bünyesindeki evrakın, banka kayıtlarının celp edildiği, davacı tarafından bildirilen tanıkların dinlenildiği, bu kapsamda geçici köy koruculuğu sistemine bakıldığında, bu düzenlemenin 1985 yılında kabul edilip yürürlüğe giren 3175 sayılı Kanunla ihdas edilmiş bulunduğu,
geçici köy korucularının, kanun koyucu tarafından bilinçli bir seçimle, ülkemizde örgütlenmiş sosyal güvenlik kurumları ve kabul edilmiş sosyal güvenlik kanunları kapsamı dışında bırakıldığı, anılan kişilere farklı ve özel statü tanınarak özlük ve benzeri haklarının 442 sayılı Köy Kanunu ile bu Kanunun yollamada bulunduğu Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında 2330 sayılı Kanun ve Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında 3816 sayılı Kanun hükümlerinde düzenlendiği, buna göre, valinin önerisi ve İçişleri Bakanı'nın onayı ile görevlendirilerek,
bir anlamda ataması yapılan geçici köy korucularının sigortalılık için aranan koşulları taşımamaları karşısında 5 06... sayılı Kanun'lar kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabul edilemeyecekleri, istihdam edildikleri ...ile aralarında hizmet akdi ilişkisinin kurulmayacağı anlaşılmakla, dava konusu uyuşmazlık döneminde geçici köy korucularının çalışmalarında hizmet akdinin unsurlarının olmaması ve kanun koyucunun açık olarak 5 06... sayılı Kanunlar kapsamında saymaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi yerinde olup,
davacının istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; 1.Dosyaya sunulan evrak dışında şahitlerin beyanlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin geçici köy korucusu olarak çalıştığını, 2.Hizmet tespiti hususunda dosyanın bilirkişiye gönderilip rapor alınmadan hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, 3.Müvekkilinin canı pahasına geçici köy koruculuğu görevini yapmış ve bu sebeple davalıdan maaş almış olduğunu, davalı ile müvekkili arasında hizmet akdinin bulunmadığına dair gerekçenin hukuka uygun olmadığını, 4.Verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7943, K. 2025/14939, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama