KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/8956 E., 2025/13742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/948 E., 2025/927 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/708 E., 2025/3 K.
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya vefat eden babasından dolayı yetim aylığı bağlanmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafından daha önce Antalya 5. İş Mahkemesinin 2014/226 Esas, 2015/462 Karar sayılı dosyası ve Antalya 2. İş Mahkemesinin 2016/9 Esas, 2016/304 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamalar sonucu aleyhine karar verilmiş ve verilen kararlar kesinleşmiş ise de kararların kesinleştiği tarihten itibaren araştırma yapılarak davacının ... Mah. ... Sk. No:6... ....
Antalya adresinde yaşadığı ve boşanılan eş ... ile birlikte yaşamadığı iddia edilerek kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması talep edilmiş ise de davacının 03.10.2018 tarih ve 04.10.2018 tarihlerinde Konya'daki Sağlık Kuruluşlarında tedavi olduğu, davacı tarafından bu tedaviler sırasında ... isimli arkadaşının yanında kaldığı belirtilmiş ve tanık ... tarafından da davacının ara sıra çocuğunu görmek için Konya'ya geldiği, yine 5 yıl kadar evvel doktor için geldiği,
daha sonra bir daha Konya'ya gelmediği belirtilmiş ise de davacının ve boşanılan eş ...'in evlat edindiği ...'in davacının Konya'ya geldiği zamanlarda nerede kaldığına ilişkin çelişkili beyanları (tanığın önce davacı olan annesinin Konya'ya gittiğinde babasının evinde kalması ya da babası ile görüşmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, annesinin Konya'ya gittiğinde babasının dayısının oğlu ...'nun evinde kaldığını belirtmesine rağmen, talimat yolu ile dinlenen komşu tanıkları ... ve ...'ün beyanları okunup sorulduğunda, babasının evinde kaldığı zamanlarda annesinin de kendisini ziyaret için babasının evine gelmiş olabileceğini,
yine ... isimli arkadaşının sorulması üzerine, kendisinin annesi ve babasından çok kopuk bir hayatının olduğu, çocukluğundan böyle bir ismi hatırladığını beyan etmesi), tanık ...'in beyanlarının başka herhangi bir şekilde desteklenememesi ve tekrar dinlenen kamu tanıkları ... ve ...'ın davacının fotoğrafı da gösterilerek alınan beyanlarında davacıyı boşanılan eş ...'in evine gelmesi nedeniyle bir kaç kez gördüklerine dair beyanları, yine ...'in 22.04.2022 tarihinde ...
Şehit ....Polis Merkezi Amirliğine vermiş olduğu ifadesinde ''2,5 yıl önce ... isimli şahıs benimle kalmaya başladı'' şeklindeki beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının Antalya 2. İş Mahkemesinin 2016/9 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararının kesinleşme tarihi olan 06.04.2017 tarihinden itibarende boşanılan eş ... ile birlikte yaşamaya devam ettiği kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun 56... . maddeleri ile tanık beyanları, medula, abonelik, adres ve seçim kayıtları, zabıta araştırması ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8956, K. 2025/13742, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama