KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/9008 E., 2025/15345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/103 E., 2025/52 K..
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının eşinden boşandığını, Kurum sigortalısı babasının vefatıyla Kuruma başvurusuyla babasından dolayı aylık bağlandığını, Kurumca boşandığı eşiyle fiilen beraber yaşadığı gerekçesiyle yetim aylığının kesildiğini ancak müvekkilinin boşanma tarihinin babasının vefatından 3 yıl önce olduğunu, Kurum tarafından aylıkların kesildiği ve devamında yersiz ödeme olarak belirlenen tutarın iadesinin talep edildiğini, Kurum işleminin iptali için yapılan başvurunun reddedildiğini, boşanmanın muvazaalı olmadığını, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını, Kurum işleminin hatalı olduğunu,
bu nedenle aylığın kesilmesi ve yersiz ödemenin iadesine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle kesilen aylığın yeniden bağlanması ve kesilme tarihinden yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2022 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.01.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.06.2023 tarihli kararı ile "...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, birlikte yaşama olgusunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmakla.
Mahkemece, öncelikle davacı ve eski eşinin boşanmadan sonraki tüm adres kayıtları, denetmen raporu, uyuşmazlık konusu dönemde davacıya ait seçmen ve ... kayıtları, davacı ve boşandığı eşine ait abonelik kayıtları celbedilmeli, Aile Hekimliği'nde kayıtlı adresleri sorulmalı, davacı ve boşandığı eşinin adreslerinde emniyet marifetiyle araştırma yapılmalı, eski eşin tespit edilecek adreslerindeki komşuları belirlenerek tanık olarak dinlenilmeli, bu adreste birlikte yaşayıp yaşamadıkları konusunda beyanları alınmalı, davacının adresinde boşandıktan sonra birlikte yaşayıp yaşamadıkları hususunun varsa apartman kapıcısı, yöneticisi,
komşuları ve mahalle muhtar/ azalarından sorulması ve tanık olarak dinlenilmeleri ile dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9008, K. 2025/15345, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama