KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/914 E., 2025/15338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/465 E., 2024/85 K.
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Mahkeme kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.03.1999-10.02.2012 tarihleri arasında davalı işveren yanında aralıksız çalıştığını, uzun süre kayıt dışı istihdam edildiğini, davacının yükleme boşaltma görevlisi olarak 4 yıl öncesine kadar 1 yıl içerisinde 10 ayında tek vardiya halinde 06:00-17:00 arasında, son 4 yılda ise 06:00-13: 00... :00-20:00 arasında 2 vardiya halinde çalıştığını, diğer 2 ayda ise günlük 5 saat çalıştığını, davacının yüklediği tuğla sayısı kadar ücretini aylık aldığını, 10 ayda aylık ortalama 1.300, 00... ayda ise aylık ortalama 1.000,00 TL ücret aldığını,
davacının sigortalı çalışma talebi ve işçilik alacakları talepleri nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, davacının 01.03.1999-10.02.2012 tarihleri arasında davalı işveren yanında aralıksız çalıştığını ve müvekkilinin çalıştığı döneme ait sigorta primlerinin eksik yatırıldığını belirterek hizmetinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, sürekli şekilde iddiasının doğru olmadığını, tüm tuğla fabrikalarında yüklemecilerin gündelikçi çalıştıklarını, tuğla başı ücret aldıklarını, davacının çalışmasının kendi isteği ile olduğunu, istediği zaman çalıştığını, kendi nam ve hesabına çalıştığını, ücretini şirketten almadığını, şirketin 2003 yılından itibaren faaliyet göstermeye başladığını, öncesinde başka bir şirketin işletmeyi sürdürdüğünü, işletmenin yıl içerisinde en fazla 7 ay çalıştığnı, davacının ücretinin tuğla başı olmasından bahisle net ücretin tespitinin de mümkün olmadığını, mevsimlik çalışmalarda yıllık izin ücreti talep edilemeyeceğini, belirtilen sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta kayıtlarında davacının diğer davalı yanında çalışmalarının bulunmadığını, davacının çalışmalarının yöntemince tespit edilmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmektedir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.05.2015 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 02.05.2016 tarihli kararında; "...
Yapılacak iş, davalı işveren adına tescilli iş yeri bulunup bulunmadığını, bulunuyor ise hangi tarihler arasında Kanun kapsamında olduğunu davalı Kurumdan sormak, davalı iş yerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, davalı şirketin vergi mükellefiyetinin hangi tarihlere ilişkin olduğunu tespit etmek, ticaret sicili kayıtlarını istemek, davalı yanın 1998-2003 yılları arasında iş yerini üçüncü bir şirkete kiraladığına, bu tarihlerde faaliyette bulunmadığına ilişkin savunmasını açıklaması,
dayanağı belgeleri ibraz etmesini istemek, davacının ve beyanına başvurulan tanıkların hizmet cetvellerini davalı Kurumdan istemek, tuğla fabrikası olan davalı işyerindeki yükleme-boşaltma işinin mevsimlik çalışmayı gerektiren bir iş olup olmadığını, davalı iş yerinde yılın tamamında çalışılıp çalışılmadığını araştırıp belirlemek, dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle iş yerine o tarihte komşu olan diğer iş yerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanları;
yoksa iş yeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 16.01.2023 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 29.05.2023 tarihli kararında; "...Eldeki davada, davacının 01.03.1999-10.02.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ettiği, davacının talep konusu dönemde hiç bildirimi olmadığı, Mahkemece verilen 23.11.2022 tarihli kısmen kabul kararının gerekçe kısmında "aynı isimdeki tanık ...'ün Hizmet cetveli esas alınarak eksik gün tespitlerinin yapıldığı, kısa kararda bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edildiği, bilirkişi raporundaki hatanın gerekçeli kararın yazımı sırasında farkedildiği,
davacının üretim sezonu başlangıcı olan 01.04.1999 yılında davalı işveren şirkete ait iş yerinde çalışmaya başladığı, 01.04.1999-31.12.1999 ilâ 01.04.2011-31.12.2011 tarihleri arasında her yıl 1 Nisan ve 31 Aralık tarihleri arasında çalıştığı" denmiş hüküm kısmında ise, "20 07... yılları dahil edilmeden 01.04.1999-31.12.1999 ilâ 01.04.2010-31.12.2010 tarihleri arasında çalıştığına ancak Kuruma bildirilmeyen sürelerin her yıl farklı olduğuna" karar verilerek,
toplam gün süreleri de hatalı hesaplanmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulup, Kuruma bildirilmeyen süreleri göstermek suretiyle dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 07.02.2024 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/914, K. 2025/15338, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama