İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/9261 K.2025/17187

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan…

Esas2025/9261Karar2025/17187Tarih11 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.409 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/9261 E., 2025/17187 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2025
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/680 E., 2024/2922 K.
İlk derece mahkemesi
Konya 3. İş Mahkemesi
Sayısı
2019/214 E., 2020/390 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.409 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Kurum sigortalısı davalının, dava dışı ...'a ait inşaat işyerinde fiilen çalışmadığı halde sigortalı gösterildiğini, 28.10.2015 tarih ve 98 sayılı kurum raporu ile bu işyerinde fiili çalışması olmadığının tespit edildiğini, 01.09.2017-17.10.2018 tarihleri arasında yersiz ödenen maaşların iadesinin istendiğini, davalıya borç tebliğ edilmesine karşın yasal süresi içinde ödenmediğini ve itirazda da bulunmadığını, denetmene verdiği ifadede ...'a ait işyerinde çalıştığını beyan etse de bu kişiyi tanımadığını belirttiğini,

13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/713 E. Sayılı davada 27.03.2018 tarihli duruşmada tanık olarak verdiği ifadesinde kendi muhasebecisinin bu kişinin muhasebecisine yönlendirdiğini, 300 TL gibi para verdiğini, kendisini sigortalı yaptığını, suç olduğunu soruşturma sırasında öğrendiğini, 02.12.2013-01.02.2014 arasında sadece kendi işyerinde çalıştığını beyan ettiğini, ceza davasında işveren ve muhasebecisinin ceza aldığını,

5510/96. maddede yersiz ödemelerin geri alınacağının öngörüldüğünü beyanla fiili çalışma olmadığı halde SSK lı gösterilmesine dayalı davalıya yapılan yersiz ödemelerin (dava değeri 16.671,17,-TL) ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde özetle; talebin haksız ve yersiz olduğunu, yersiz ödemeye konu olan ve fiili çalışma olmadığı için iptal edilen çalışmaların ... işyerine değil, ... inşaat işyerine ait olduğunu, borca itiraz ettiğini, ... ile ilgili 13. Asliye Ceza Mahkemesinde 16.06.2016 tarihinde ifade verdiğini, bu davada sözkonusu inşaat işyerinde çalışmadığını ifade etiğini, bu çalışmasının iptal edildiğini, 13. Asliye Ceza Mahkemesi 2016/713 E. sayılı dosyada ifade vermediğini, emeklilik başvurusu onaylanmadan önce fiili olmayan iptal edilen çalışmalar yerine SGK'ca belirlenen tutarda bağkur ödemesi yaptığını,

emeklilik tarihinden önce denetmene emeklilik iptali ve yersiz ödemeye neden olan ... inşaat işyerindeki çalışmaları hakkında fiili olarak çalışmadığını, işyerinden yapılan bildirimlerin iptal edilmesini istediğini ifade ettiğini, ... inşaat bildirimlerini iptalini istemesine karşın SGK kurumsal bilgilendirme portalında bu İşyerindeki çalışmaların şüpheli çalışma olarak tanımlanmadığını, bu durumun emeklilik başvurusunda normal çalışma olarak değerlendirildiğini ve gün olarak toplandığını, S (şüpheli) işaretinin ifadesinden sonra bilgilendirme portalına eklenmeyerek yersiz ödeme işlemine yol açtığını,

emeklilik başvurusundan önce aldığı belgede çalışmalarının 30 günden fazla olduğu halde düzeltilmeyip başvuruya engel olarak görülmediğini, başvuru sırasında bağkurdan da emeklilik hakkı olduğunun görmezden gelindiğini, Bağ-Kur seçeneği olduğunun belirtilmediğini, Kurum personelinin doğru ve eksiksiz işlem yapmadığını, 20.09.2018 tarihli kurum yazısında denetim raporuna istinaden ... işyerindeki çalışmalarının iptal edildiği, emeklilik şartlarını karşılamadığı,

emekliliğinin iptal edildiğinin bildirildiğîni, Kurumca 13.12.2018 tarihinde kendisine gönderilen yazıda bağkur ile ilgili Kuruma müracaatının bildirildiğini ve müracaatında 7020 yapılandırma ile ilgili ödeme tablosu verildiğini, Kurumca gönderilen 21.02.2018 tarihli yazıda yapılandırma borcunu yatırmadığı için talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, 28.02.2019 tarihine kadar ödenmesi gereken yapılandırma borcuyla ilgili 21.02.2019 tarihinde gönderilen yazı ile reddedildiğini, itirazının sonuç vermediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, davalıya bağlanan yaşlılık aylığının 2015 yılında yapılan inceleme ve tutulan denetim raporuna dayalı olarak 2018 yılında 20.09.2018 tarihli ve ... sayılı işlemi ile kesilmesi ve 01.09.2017-20.09.2018 tarihleri arasında davalıya yapılan aylık ödemelerine ilişkin çıkartılan borç nedeniyle 16.671,17 TL ödemenin 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi kapsamında her bir ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.

Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.

Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

3.Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı kanuna 4447 sayılı Kanun'la eklenen ve 4759 sayılı Kanun'la değişiklik gören geçici 10.maddede; Bağ-Kur sigortalılarının tam yaşlılık aylığı ve kısmi yaşlılık aylığına hak kazanmalarına ilişkin istisna ve geçiş dönemi hükümleri düzenlenmiştir.

Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanun'un Yaşlılık Aylığından Yararlanma Koşulları başlıklı 35. maddesinde.

“Yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının; a) Yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması, b) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş ve 25 tam yıl sigorta primi ödemiş olması, şarttır.Kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını dolduran ve en az 15 tam yıl prim ödeyen sigortalılara da kısmi yaşlılık aylığı bağlanır.” hükmü düzenlenmiştir.Bu madde metninde; tam yaşlılık aylığı bağlanmasında 25 tam yıl, kısmî yaşlılık aylığı bağlanmasında 15 tam yıl sigorta primi ödenmesinin koşul olduğu gözetildiğinde;

maddenin (a) bendinde öngörülen “kuruma prim ve her türlü borcun ödenmiş olması” koşulunun; iş bu “25 tam yıl sigorta priminin ödenmesi” ya da “15 tam yıl sigorta priminin ödenmesi” koşullarına ilişkin olarak ele alınması gereği açıktır.

Nitekim, 25.08.1999 tarihli 4447 sayılı Kanunun 39. maddesiyle eklenen 1479 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesindeki; “...Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan, 15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurma koşulunu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren...doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır” hükmü yer almaktadır.

Ne ki, tam yaşlılık aylığında 25 yılı, kısmî yaşlılık aylığında ise 15 yılı aşan sigortalılık süresi mevcut olup da, bu sürelere ait prim ve diğer tüm borçlarını Kuruma ödemeyen, diğer bir anlatımla, münhasıran anılan sürelere ait prim borcu bulunan sigortalılara; 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı tahsisinde; yukarıda değinilen süreler, anılan yasanın 36. maddesi hükmüne göre yaşlılık aylığı miktarının belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır.

Kısmi yaşlılık aylığını düzenleyen 1479 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin son fıkrasında ise; “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan, 15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurma koşulunu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren,

a) 2 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 51, erkeklere 56 yaşını,

b) 4 tam yıldan fazla, 6 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 52, erkeklere 56 yaşını,

c) 6 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 53, erkeklere 57 yaşını,

d) 8 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 54, erkeklere 57 yaşını,

e) 10 tam yıldan fazla süre içinde yerine getiren, kadınlara 56, erkeklere 58 yaşını, doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır.” hükmü yer almaktadır.

4. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

5. Eldeki davada, yaşlılık aylığı koşulları değerlendirilirken, iptal edilen sigortalılık süreleri sonrasında davacının son 4/1-a hizmetinin 1260 gün olmaması nedeniyle davacıya 01.09.2017 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması mümkün olmamakla birlikte; yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak davalının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı değerlendirildiğinde Mahkemece, sigortalılık süresi olarak belirlenen tarihler nazara alındığında kısmi ve tam yaşlılık aylığı şartları tartışılmalı, prim borcunu ödeyerek tam aylığa hak kazanması halinde de borcunu ödemesi için süre verilip ödemeyi takip eden aybaşı itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığı tarih belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9261, K. 2025/17187, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9261
Karar No
2025/17187
Tarih
11 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/9262 K.2025/8439
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/9262 K.2025/10786
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/9266 K.2025/16382
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/9267 K.2025/16798
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/9268 K.2025/16708
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/9268 K.2025/17648

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.