KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/9393 E., 2025/13240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2140 E., 2024/3403 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/205 E., 2024/109 K.
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... Elektronik Sanayi ve Tic. A.Ş. unvanlı iş yerinde 06.08.1979 tarihi itibariyle bir gün çalıştığının tespiti ile bu sürenin sigortalılık süresi ve gün sayısına eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde; 06.08.1979 tarihinin işe giriş tarihi olarak Kuruma bildirildiği, ilk tescildeki doğum tarihinin 02.02.1966 olduğu, ancak yaş tahsisi ile 02.02.1964 olarak düzeltildiğini, bu tarihte prime esas kazançlarının bildirilmediğinin tespit edildiğini, yaş tahsislerinin emeklilikte dikkate alınmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının .... ss no.lu ... Elektronik San. ve Tic. A.Ş. unvanlı iş yerinde 06.08.1979 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak 1 gün fiilen çalıştığının, sigorta başlangıç tarihinin 06.08.1979 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davacının işe giriş bildirgesinde işe giriş tarihinin 06.08.1979 olduğu, ilk tescilde doğum tarihinin 02.02.1966 olduğu, yaş tahsisi ile 02.02.1964 olarak düzeltildiği ancak prime esas kazançlarının bildirilmediği, yaş tahsislerinin emeklilikte dikkate alınmadığını, fiili çalışmanın ispatlanamadığını, Yargıtayın aradığı nitelikte tanıkların araştırılarak dinlenmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 3/II-B, 6., 60. maddenin (G) bendi, 108., 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4., 5., 16. maddesi hükümleridir.
506 sayılı Kanun'un 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel Kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan aynı Kanun'un 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.
05.07.1977 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4. maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir iş yeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanun'un 5. maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir.
Kanun'un 16. maddesinde ise iş yeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20. maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür.
Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.
Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130).
2.Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının 02.02.1966 doğumlu olduğu, dava dışı ... San.ve Tic. Koll.
Şti. unvanlı işverenin ... sicil numaralı iş yerinden üzerinde "çırak" ibaresi yazılı 06.08.1979 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, davacının işe giriş bildirge tarihinde 13 yaşında olduğu, öte yandan davacının hizmet cetveline göre işe giriş bildirgesinde belirtilen ... sicil iş yerinden davacı adına 1980/2. dönemden yapılmış olan 90 gün süreli bildirimin iptal edilmiş olduğu, Mahkemece anılan iptal işleminin sorulması üzerine davalı Kurum tarafından verilen cevapta davacının ...
San. ve Tic. Koll. Şti.'den 06.08.1979 tarihli işe girişinin çıraklık olduğu, aynı iş yerindeki 18 yaş altındaki uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayan 1980/2. dönem çalışmalarının iptalinin yapıldığının bildirildiği, ... San.ve Tic. Koll. Şti.'nin ... sicil no.lu iş yerinin mahiyeti pvc kalıp profil imali olup kanun kapsamının 02.08.1974-devam şeklinde olduğu, öte yandan işe giriş bildirgesi ... San. ve Tic. Koll.
Şti.'nin ... sicil no.lu iş yerinden verilmiş ise de davacının dava dilekçesi ile dava dışı .... San. A.Ş.'de çalıştığı iddiası nedeniyle Mahkemece .... San. Tic. A.Ş.'nin iş yeri tescil bilgilerinin dosya kapsamına alındığı ve .... San. Tic. A.Ş. unvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinin ... San. ve Tic. Koll.
Şti.'nin ... sicil no.lu iş yeri ile aynı adreste olduğu, bu iş yerinin ünite ve hoparlör imali mahiyetinde olduğu ve 01.05.1967-devam şeklinde kanun kapsamında olduğu, ... San. ve Tic. Koll. Şti.'ye ait iş yerinin 1979/3. dönem bordrosunda 40 kişinin, .... San. Tic. A.Ş. iş yerinin 1979/3. dönem bordrosundan 48 kişinin bildirilmiş olduğu, Mahkemece, davacı tanığı olarak ... El. San. A.Ş.'den 2 kişi ile ... San. ve Tic. Koll.
Şti.'den 1 bordro tanığının dinlendiği, ... çalışanının davacıyı tanımadığı, davacının çıraklık sözleşmesi olup olmadığının Kurumdan araştırılmadığı ve davacının dava konusu dönemde çırak olarak çalışıp çalışmadığı hususu tam olarak açıklığa kavuşturulmadan,ayrıca dava konusu işe giriş bildirgesini veren ... San. ve Tic. Koll. Şti. yerine alt işvereni olduğu kanaatiyle davacının çalışmasının fiilen ... El. San. A.Ş. nezdinde geçtiği gerekçesiyle işveren olarak ... El. San.
A.Ş. hakkında yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Buna göre, Mahkemece, davacının bir çıraklık sözleşmesinin olup olmadığı Kurumdan da sorulmak suretiyle araştırılmalı, varsa çıraklık sözleşmesi celbedilmeli, davacının işe giriş bildirgesinin ... Koll.
Şti. unvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden verildiği göz önünde bulundurularak, anılan iş yerinin 1979/3. dönem bordrosunda yer alan çalışanların beyanlarına başvurularak, iş yerinde hangi işlerin yapıldığı, davacının tam olarak hangi işleri yaptığı, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, dava konusu dönemde 13 yaşında olan davacının iş yerindeki işleri yapabilecek fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı,
bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği, yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği hususlarında ayrıntılı şekilde beyanları alınmalı, bordro tanıklarına ulaşılamaması ya da beyanlarının yetersiz kalması durumunda, iş yerine dava konusu dönemde komşu iş yerleri ve kayıtlı çalışanları emniyet, SGK, vergi ve belediye marifetiyle araştırılmak suretiyle tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı,
çalışıyorsa iş yerinde tam olarak hangi işleri yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu hususlarında ayrıntılı şekilde beyanları alınmalı, bu şekilde komşu iş yeri tanığının tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek çalışma ve sigortalılık kayıtları getirtilmek suretiyle, yukarıda belirtilen hususlarda beyanlarına başvurulmalı, tanık beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler de giderilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9393, K. 2025/13240, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama