KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/9517 E., 2025/14491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2216 E., 2023/2382 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/123 E., 2023/158 K.
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 05.09.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, bilirkişi raporunda davalı .... Tic. Ltd.
Şti.'nin %30, alt işveren ...'in %50, kazalı sigortalı ...'ın %20 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, davacı asil sadece davalı ... yönünden davaya devam ettiğini safahatta bildirdiğinden adı geçen davalının %30 kusuru yönünden yargılamaya devam edildiği, bu esas üzerinden tanzim ettirilen bilirkişi raporuna göre davacının iş kazası dolayısıyla 663.319,56 TL maddi tazminat alacağının bulunduğu sabit olmakla talebinin kabulüne karar verildiği,
iş kazası tarihi, oluş şekli, davalı işverenin sorumlu olduğu kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının %37,2 olarak belirlenen maluliyet oranı, hak ve nesafet kurallarına göre manevi tazminatın takdir olunduğu gerekçesiyle "davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 663.319,56 TL maddi tazminatın 05.09.2015 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile.
65.000,00 TL manevi tazminatın 05.09.2015 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazanın meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, kusur raporuna itiraz ettiklerini, raporun hatalı olduğunu, maddi tazminat hesabı için alınan veri ve donelerin hatalı olduğunu, maddi tazminatın hatalı hesaplandığını, mahkemece verilen manevi tazminatın fahiş derecede düşük kaldığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Sanayi A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur raporlarına itirazlarının gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığını, hesap raporlarına itirazlarının gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, hesabın doğru bir biçimde tespit edilmediğini, maluliyet oranına itiraz ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücretin yanlış tespit edildiğini, davacının asgari ücret ile çalıştığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9517, K. 2025/14491, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama